Biz Kardeşliği, Sevgiyi Paylaşmaya Geldik...
23 Mayıs 2012, 03:54:31
Hoşgeldiniz,
Ziyaretçi
.Lütfen
giriş yapın
veya
kayıt olun
.
Kullanıcı adınızı ve parolanızı
Duyurular
:
Biz Kardeşliği, Sevgiyi Paylaşmaya Geldik...
SİTEMİZ VE FORUM'UMUZDAN DUYURULAR & HABERLER
HAFTALIK ETKİNLİKLER
Haftanın Konusu
Haftanın Konusu : NAMAZ (28.11.2007)
Sayfa: [
1
]
2
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Gönderen
Konu: Haftanın Konusu : NAMAZ (28.11.2007) (Okunma Sayısı 2509 defa)
Haftanın Konusu : NAMAZ (28.11.2007)
MuaLLim
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 1633
«
:
28 Kasım 2007, 21:47:18 »
Sitemizin değerli üyeleri...
Epeydir aktif durumda olmayan
"
Haftanın Konusu
"
başlığını tekrar faaliyete geçirmeyi uygun gördük.
Bu faaliyetin ancak siz değerli kardeşlerimizle bir anlam kazanması mümkündür.
Forum yönetimi olarak tespit ettiğimiz
"
Haftanın Konusu
"
NAMAZ'dır.
Bununla ilgili bilgilerinizi, izlenimlerinizi, mevcut kaynaklarınızı kullanarak sitemizi bu konuyla ilgili olarak başucu niteliğinde olmasa bile size aitliği ile ön plana çıkacak olan bu başlık vesilesi ile zenginleştirelim. Birlikte öğrenelim, unuttuklarımızı hatırlayalım, mevcut bilgilerimizi pekiştirelim.
Haydi, kolları sıvayalım inşaallah... Ne kadar biliyorsak aktaralım.
Konfüçyus'un bir sözü var:
"
Benim bir yumurtam var, senin de bir yumurtan var. Bendekini sana verdim, sen de seninkini bana verdin. İkimizin yumurtası gene aynı olur, yani gene birer yumurtamız olur. Bende mevcut bir bilgi var, sende de mevcut bir bilgi var. Ben bendekini sana, sen de sendekini bana verdin. Bilgimiz yumurtada olduğu gibi aynı olmaz. Herbirimizin iki bilgisi olur. Yani bilgi paylaştıkça çoğalır."
Ne kadar biliyorsak paylaşalım. Buyrun inşaallah...
Kayıtlı
Söz bilirsen söz söyle, sözünden ibret alsınlar,
Söz bilmezsen sükût eyle, seni adam sansınlar.
ALNINDA CICEKLER
helin
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2095
«
Yanıtla #1 :
29 Kasım 2007, 01:30:40 »
BIR SIIRLE BASLAYALIM ISTEDIM.
Gunde bes kez acilir
Kutlu ezan cicegi
Dunyamiza yayilir
Gul islam'in gercegi.
Bilal-i Habesi'den
Armagandir bizlere,
Duyunca yuregimiz
Karisir denizlere.
Gunesten once kalkar
Yakariz isiklari,
Sabah namazi bize
Mutluluk anahtari.
Yeni bir heyacanla
Oyle vakti beklenir,
Ruku ve secdelerle,
Alnimiz ciceklenir
Aksam ile ikindi
Birbiriyle kardestir
Hele yasti namazi,
Kalbe dogan gunestir.
Gunde bes kez Kabe'ye
Doneriz yuzumuzu,
Mevla'miz rahmetiyle
Temizler ozumuzu...
Bestami
YAZGAN...
...............................................
Supesiz ki benim ummetim,kiyamet gununde ,abdest izlerinden dolayi yuzleri nurlu elleri ve ayaklari parlak olarak cagiralacaktir.Yuzunun nurunu artirmaya gucu yeten kimse bunu yapsin.Buhari? Vudu '3; Muslim, Taharet 35...
haydi NAMAZA haydi FELEHA haydi KURTULUSA ...
Kayıtlı
...Gunluk hayatta karsina cikan hersey SINAVDIR ,dikkatli ol, SINIFTA KALMA...
Re: ALNINDA CICEKLER
samanyolu
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 38
«
Yanıtla #2 :
29 Kasım 2007, 12:45:11 »
Namaz İnsan
İnsan, secdede hiçbir şey söylemeden , en derin mülahazalar ile istediği kadar durabilir.
Önemli olan kişinin kendini namaza salıvermesidir.
İsan, namazda bazen öyle bir şey okurki, o şey onu alıp değişik derinliklere götürebilir.
Bu tamamen vicdani bir mülahaza olup hissetmek ve duymak meselesidir.
Resülullah'ın rüküu kıyamına yakın, secdesi de rüküuna denkti. O, bazen bir rekatta Bakara, Al-i İmran ve Nisa sürelerini okurdu; rüküda duruşu da ona eşti; hemen bütün rükünler aynı gibi olurdu..evet, bazen O'nun nafile olarak kıldığı bir rekat namazı, bizim hatimle kıldığımız teravih namazı kadar sürerdi.
Halbuki biz, senede bir ay kıldığımız teravih namazı ile ne kadar çok namaz kıldıgımızı sanıyoruz..!
Fikir Atlası M .Fethullah Gülen:Okumakta oduğum kitaptan alıntı yaptım Konuyla ilgilidir diye selam ve dua ile
Kayıtlı
[/URL][/img]
www.islamSayfası.com
Re: ALNINDA CICEKLER
cerenimo
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 869
«
Yanıtla #3 :
29 Kasım 2007, 14:34:48 »
"Kulun Allah'a en yakın olduğu zaman secde de ki hâlidir.Hadis."
Genelde Namaz'ın kılınışı sırasında Mezhebi farklılıklar göze
çarpar.Buda bazıları tarafından ayrı,gayrı gibi algılanır.Hâlbu ki
Namaz da değişmeyen üç kural vardır,
Kıyam
Rükû
Secde.
Bu vücut hareketlerinde biz ADEM'i çizeriz hâlbuki!!
elif-kıyam
dal-rükû
mim-secde=ADEM.
Adem- ilk insan ve ilk peygamber....
adem -yokluk, olmama, bulunmama....
ademabâd- ebediyyen yok olma....
ademâlûd- yoklukla karışık....
ademî- yoklukla ilgili, olmama....
ademistân- yokluk ülkesi....
ademiye- yoklukla ilgili....
ademiyet- yokluk....
âdemiyet- insanlık....
ademnüma- yokluk gösteren....
Görüldüğü gibi ADEM ile ilgili kelimeler hep,YOKLUK ve YOKOLMA
İle ilgilidir.
Ben namazı ibâdet kısmının yanında, Yoklukta yok olmanın
sembolize edildiği,konumuzun girişinde de belirttiğimiz gibi
O na yakın olmanın en güzel vesilesi olarak görüyorum.
Kayıtlı
Ancak Secde de ve Berber de Boyun eğeriz.
Re: ALNINDA CICEKLER
NUR44
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 3847
«
Yanıtla #4 :
29 Kasım 2007, 15:49:48 »
mü'minin miracı namazdır. namazın miracı ise secde.
secde de olan bir insanın etrafını tebeşirle çizsek, yerde oluşan şekil "0" (sıfırdır). yani insan her secde de dolayısıyla her namazda Rabbine karşı kendini sıfırlar. aczini, fakrını, hiçliğini namazla ifade eder.
bununla birlikle namaz cami (kapsyıcı, toplayıcı) bir ibadettir. meselâ neden 5 vakit namaz emredilmiş? neden Kur'an okumak, kurban kesmek, oruç tutmak değil de namaz?
namazda hem kur'an okuruz, hem canımızı Rabbimize kurban ederek yere sereriz, hem namaz kılarken herhangi birşey yiyip içmediğimiz için oruç tutmuş oluruz. hatta ve hatta kabeye dönüp kıldığımız namazımızda hac ibadetini bile yapmış oluruz. hatta 54 farzın tamamı namaz içinde dercolunmuştur.
bununla birlikte hapimiz biliriz ki, kâinattaki herşey Cenâb-ı Hakk'ı kendilerine mahsus dillerle tesbih eder, ibadet eder. vücudumuzdaki zerrelerden, üzerine oturduğumuz koltuğa, arştan ferşe bütün varlıkların (canlı-cansız, yaş-kuru, büyük-küçük...) ibadetlerini namazımızda Rabbimize sunarız. dolayısıyla vakit namazımızı kılmadığımız zaman, bütün o varlıkların ibadetleri adedince zulmetmiş oluyoruz.
insan kâinatın, fatiha ise Kur'an-ı kerîm'in, namaz ise cümle ibadetlerin fihristesidir.
Kayıtlı
Hangi yönden esersen es deli rüzgâr
***
Gönlüm uçmak isterken semavi ülkelere
Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere
http://nurunkapisi.blogcu.com
Haftanın Konusu : NAMAZ (28.11.2007)
MuaLLim
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 1633
«
Yanıtla #5 :
29 Kasım 2007, 18:41:13 »
Namaz...
Dinin direği,
Mü'minin miracı,
Gözümüzün nuru,
İbadetin özü,
Şükürlerin en büyüğü,
...
Namaz...
Namazı emreden Rabbimiz olduğuna göre, bu ibadetin önemini de ancak O'nun kitabı Kur'an'dan öğrenebiliriz. Namaz Kur'an'da tam 70 kez emredilmiştir. Bunun kadar çok zikredilen, üzerinde ısrarla durulan başka bir ibadet yoktur.
Her şeyi yaratan, her şeyin varlığını kudret elinde tutan, her şeyi idare eden Allah'tır.
En basit bir âmirin emri karşısında hemen boyun eğen biz insanların, Kâinatın Yaratıcısının bunca emir ve ısrarı karşısında tir tir titrememiz gerekmez mi?
Okulda öğretmenimiz, işyerinde müdürümüz, askerde komutanımız bir iş emrettiğinde derhal yapıp, onların sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmak isterken, nasıl olur da Rabbimizin bu emirlerine karşı ilgisiz kalabiliriz? Nasıl olur da, herşeyi elinde tutan Zât-ı Zülcelâle sanki kafa tutar gibi, sanki meydan okur gibi, sanki " Sen ne emredersen emret, benim daha önemli işlerim var." dercesine, namaz kılmadan durabiliriz?
Peygamberimize (asm), "Allah'ın en çok sevdiği amel hangisidir?" diye sorulunca, "Vakti gelince kılınan namazdır." buyurdu. (Buhari, Namaz Vakitleri: 6) Bu hadis gösteriyor ki, namazdan daha üstün bir ibadet yoktur ve olamaz.
Ayrıca namaz, imandan sonra en önemli ibadettir. Kâinatta ve İslam'da, imandan sonra en büyük hakikat, namazdır.
Bakın Rabbimiz bu konuda ne buyuruyor:
"İman eden kullarıma söyle: Namazı dosdoğru kılsınlar..." (İbrahim:31)
Emredersin Rabbimiz! İşittik ve can ü gönülden itaat ediyoruz.
"Cemil Tokpınar
Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?"
Kayıtlı
Söz bilirsen söz söyle, sözünden ibret alsınlar,
Söz bilmezsen sükût eyle, seni adam sansınlar.
Haftanın Konusu : NAMAZ (28.11.2007)
begonya22
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 22
«
Yanıtla #6 :
30 Kasım 2007, 01:49:27 »
Namaz kılmak ,allahü tealanın büyüklüğünü düşünerek ,onun karşısında kendi küçüklüğünü anlamaktır. Bunu anlayan kimse , hep iyilik yapar . hiç kötülük yapamaz. Her gün beş kere ,rabbinin huzurunda olduğunu niyet eden kimsenin kalbi ihlasla dolar. Sevgili peygamberimiz buyuruyorki :''Namaz dinin direğidir.Namaz kılan kimse dinini kuvvetlendir .namaz kılmayan , elbette yıkar.''Namazda her uzvun tevazu gösretmesi lazımdır . Namazımızı gevşeklik göstermeden daim kılanlardan oluruz inşallah ..
Kayıtlı
NAMAZLARIMIZI NASIL KILALIM ?
remz
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 8
«
Yanıtla #7 :
30 Kasım 2007, 10:29:26 »
Bismillâhirrahmanirrrahîm.
---Namaz her türlü hayâsızlıktan ve köylükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en güzel ibâdettir.—( Sûre-i Ankebut Ayet : 45) ayet-i celilesine göre namaz kılan müminlerin her türlü kötülük ve yasaklardan kendilerini korumaları gerekirken, pek çok namaz kılan kimsenin birtakım haram ve yasaklardan kendilerini kurtaramadıkları görülmektedir. Binaenaleyh; bu husustaki müşkillerin halli için mürâcaât eden bir zata vermiş olduğumuz cevabı, arzu eden kardeşlerimizin de gözden geçirmeleri için kısaca yazmaya çalışacağım.
Şöyle ki ;
Hakk-celle ve alâ- Hazretleri : “Huşû ile namaz kılan müminler ahret azabından kurtuldular.” (Sûre-i Müminun Ayet :1-2) buyurmnuş olduğu gibi Aleyhis-salât-u Ves-selâm Efendimiz de :
“Huşû’u olmayan kimsenin namazı kabûle layık olmaz. Vâ’d olunan faydası da beklenemez.” buyurmuşlardır.
(Huşû =Kulun Allah’ın büyüklüğü karşısında hiçliğini anlayarak acz duygusu ile ve Allah’ımızı görüyormuşçasına ibâdet etemsi demektir.)
Bu gibi kimseler ancak Şeriat bakımından farzını edâ ettiklerinden namaz kılan için tayin olunan şer’i cezadan kendilerini kurtarmış olular. Huşû ise, zahirî ve batınî olmak üzere ikiye ayrıldığından bunların ikisini de açıklamak gerekecektir.
Batınî olan huşû için önce şunu kaydetmek gerekecektir.
Namaz kılmaya başlayan bir kimse iftitah tekbirinden selâm verinceye kadar kendisinin Cenab-ı Hakk’ın huzûrunda bulunduğunu bilip O’nun heybet ve azameti karşısında kendisinin merhamet ve şefkâte muhtaç, günâhkâr bir kul olduğunu bilmeli; ibâdetler arasında Cenab-ı Hakk’ın en çok sevdiği olan namaz sayesinde söz ve hareketleriyle afv ve mağfiret taleb edip O’nun lütûf ve ihsânını kazanmaya çalışarak korku ve haşyet duygusu içinde bulunmalıdır. Şüphesiz bu şekilde kılınan namaz meleklerin muhtelif şekillerdeki ibâdetini içinde topladığından diğer ibâdetlerin en faziletlisi , afv ve mağfiret sebeplerinin en mükemmelidir.
Bilindiği gibi, meleklerin bir kısmı ayakta, bir kısmı oturarak, bir kısmı rükû ve secde ile meşgûl, diğer bazısı da tekbir, hamd ve tesbih ile emrolunduğundan namaz kılan Müslümanlar da bu faziletlerin hepsinden kısmî de olsa feyz almaktadırlar.
Zahirî huşû’a gelince…Bir insan namaza başalr başlamaz tam bir sükûnetle etrafına bakmadan ve azalarını gereksiz ve fuzûli hareketlerden koruyarak Allah’ı n huzûrunda bulunup dilinden dökülen kelimelerin manâlarını düşünmelidir. Meselâ :
---Allah-u Ekber – deyince Hakk-celle ve alâ- Hazretlerinin her şeyden büyük olduğunu düşünmelidir.
--Ey Allahım Sana hamdederek Seni her türlü noksanlardan tenzih ederim.
--Senin şerefli adının hayır ve bereketleri cem’ettiğini bilirim.
--Senin azamet ve şanını itiraf ederim.
--Senden başka İlâh(Tanrı) olmadığını dil ile ikrar kalb ile tasdik ederim.
--Merhamet kapısından kovulan şeytanın hile ve desiselerinden Cenab-ı Hakk’a sığınırım.
--Dünyada merhameti herkese şamil, ahirette ise mutî kullarına Cennet ve Cemâlini ihsân buyran / buyuracak olan Allah’ın ism-i şerifini lisânımda ve kalbimde bulunduğu hâlde namaza başlıyorum.
--Hamd-u senâ bütün âlemlerin yaratıcısı, rızıklandırıcısı Allah-u Zülcelâl Hazretlerine mahsustur.
--O Rahan ve Rahimdir.
--Kıyamet Gününün malik ve sahibidir.Hereksin gözü O’nun lütûf ve keremindedir.
--Allahım yalnız Sana ibâdet eder, yalnız Sen’den yardım beklerim.
--Bizleri Cennete uzanan doğru yola hidâyet eyle…
--Yani, ihsânına nâil olan nebîlerin ve velilerin temiz yoluna..
--Gazaba lâyık olanların ve doğru yoldan sapan Yahûdi ve Hristiyanların yoluna değil…
Namaz kılan kimse bu suretle Fatiha-yı Şerifi okuduktan sonra istediği bir zammı sûre daha okur. Cenab-ı Hakk’ı tâzîm makamında
Rükûya varır; kendisini küçültür ve 3 kez ;
--Subhâne Rabbiye’l-Azîm= Büyüklük kendine mahsus olan Hz.Allah’ı bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Diyerek rükûdan kalkar ve secdeye varır. Bilindiği gibi, kulların fiilleri içinde en çok makbûle lâyık olan şey mahviyettir; yani bir insan kendisinin hor-hakir ve aciz bir mahlûk olduğunu ve her nesi varsa Cenab-ı Allah’ın mal ve mülkü bulunduğunu bilmektir. Secdeye varmak, yerlere kapanmak, toprakla bir olmak ise fiilen mahviyeti temsil etmekte olduğu gibi dil ile de yine 3 kez
“Subhânel Rabbiye’l-Alâ = Kuvvet, beden, kudret, mal ve mülk bakımından herkesten üstün oaln Allah’ı bütün noksanlıklardan ve noksanlardan tenzih eylerim.” der ve teşehhüd için oturarak Tahiyyâtta bulunur;
--Hamd-u senâ gibi kavlî, salâvat gibi fiili ibâdetin, tayyibât gibi malî ibâdetim Hakk –celle ve alâ- Hazretlerine mahsus olduğunu itiraf ve ikrar eder. Şunu da söyleyelim ki; Aleyhissalât-u vesselâm Efendimiz Miraç Gecesinde Rabbu’l-İzzet Hakk Tealâ’nın huzûruna varınca bu üç güzel kelime ile yani ;
“Etehiyyâtulillâhi vesselâvâtu vettâyyibât…” ile hamd ve senâ vazifesini yerine getirince; Haliık Tealâ hazretleri de üç kelimeyle yani; ““Esselâmu Aleyke eyyuhen nebiyyu ve Rahmetullahi ve berâkâtuhu…= Dünya ve ahret azabından emniyetle Cenab-ı Allah’ın rahmet, afiyet, hayır ve bereketi senin üzerine olsun.” buyurur.
Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v.) Cenab-ı Hakk’ın selâmına cevaben ; “Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhissalihîn…= Yani, Allahın rahmet ve yardımı bizim ve bütün Peygamber ve Salih kullarının üzerine olsun.” tabiriyle meramını arz etmiştir.
Mübarek miraç gecesinde meydana gelen bu duruma vakıf olan Cebrâil Aleyhisselâm da ;
“Eşheduellâ ilâheillallah Ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve rasulûhu…Yani, Cenab-ı Hakk’ın birliğine; Hz. Muhammedin Allah’ın kulu ve Rasulü olduğuna şehâdet ederim.” demiştir.
Hazret-i Muhammedin (s.a.v.) ismi zikrolunduğu zaman salât-u selâm getirmenin lüzumu aşikâr olduğundan teşehhüdün sonunda ;
“Allahumme salli ve Allahumme barik salâvat-ı şerifleri okuyarak yani, = Yâ Rab, rahmetini Hz. Muhammed üzerine nâil et. Hem de Muhammedin bütün akraba ve taallükâtiyle itaatkâr ümmeti üzerine nâil et. Nasıl ki, İbrahim Aleyhisselâm ile O'nun aile efradına inzal buyurduğun gibi, şüphesiz Sen, Hamîd ve Mecîd’sin…” demelidir. Bundan sonra Kuran ve hadis yoluyla öğretilen dualardan birini yani, deâvât-ı mesûreden “Rabbenâ âtinâ’yı…” okumalı müteâkiben de namaza mahsus olan mukaddes ilâhî huzûrdan “Esselâmu aleykum ve rahmetullah= Allahın selâm ve rahmeti üzerine olsun” diyerek namazdan çıkarken , gözle görünen dünyâ âlemine dalınacağından eğer imam ile hazır bulunan cemaat ile beraber namazını edâ ediyorsan bunlara ve şayet tek başına namazı edâ ediyorsan sağındaki ve solun daki meleklere hitâben bu selâmı vererek namaz vazifesini yerine getirmiş ve bu ibâdetten böylelikle çıkılmış olunur.
Cenab-ı Hakk ve Feyyâz-ı Mutlak Hazretleri Tevhide inanan Müslümanları muvaffak buyursun. Emrolundukları namazlarını tam bir gönül huzûru ve huşû’u ile edâ ederek kalblerini pür-nûr eylesin. Amîn.
İHTAR
Hz. Muhammed (s.a.v) min Cenab-ı Hakk –celle ve alâ- Hazretlerine arz ve takdim etmiş olduğu “tahiyyâtı” namaz kılan kimse kendi hesabına yani, kendi tarafından takdim eylemelidir. Hikâye gibi okuyup geçmemelidir. Sonra Cenab-ı Hakk’ın buyurmuş olduğu selâmı ve Peygamberimizin bu ilâhî selâma verdiği cevabı yine Cebrâil (a.s.) ın kelime-i şehâdetini kendi tarafından okuyormuş gibi okumalıdır.
Şunu da söyleyelim ki; Namazın başından sonun kadar huzûr ve huşû’u muhafaza etmek, evliyânın büyüklerinin ancak güçlükle muktedir olabileceği meselelerden olduğundan bizim gibi avam için ise, hiç de kolay olmadığı /olamayacağı açıktır. Şu kadar var ki; namazın herhangi bir rüknünde olursa-olsun namaz kılan için o nisbette kabûl ümidi şüphesizdir. Binaenaleyh; namaz kılanlar bu huzûr ve huşû için mümkün olduğu kadara çalışıp gayret göstermelidirler.
Not: Alıntıdır.
Kayıtlı
Haftanın Konusu : NAMAZ (28.11.2007)
Mutena
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2739
«
Yanıtla #8 :
30 Kasım 2007, 11:29:10 »
Huşu içerisinde, kendinden geçmiş bir vaziyette namaz kılan bir mü’mini seyretmek,
dünyayı uzaydan seyretmekten daha heyecan vericidir. Namazı yalnızca kalıbına değil kalbine de kıldıran bir mü’minin namazı, insanı bambaşka bir dünyaya taşır ve kendisi ile yüzleştirir. Bu bakımdan namaz
bir varoluş ayinidir
Namaz hem yoldur, hem yolcu, hem de menzil. Kıldığı namazla özdeşleşen, kendisini namaz tam veren bir mü’minde hem yol olur, hem yolcu ve hem de menzil. Ona bakan, sadece onu değil, onun namazında yolu ve menzilide görür.
Modern birey, aşkınla bağlarını koparınca
‘’ anlamsızlığın’’
girdabına yakalandı.
Allah’ sızlık anlamsızlıktır. Saçma, tamda aşkının zıddıdır. Hayatına aşkınla anlam katamayan bir insan için dünya anlamsızdır, hayat anlamsızdır, ölüm anlamsızdır, doğum anlamsızdır, zaman anlamsızdır, mekan anlamsızdır, madde anlamsızdır, mana anlamsızdır. Çünkü onun kendisi anlamsızlaşmıştır. Anlam demek Allah demektir ve namaz hayata anlam katmanın en kestirme, en sağlıklı yoludur.
Yürek Fethi – Mustafa İSLAMOĞLU
Kayıtlı
Allah'ım, hayretimi arttır!
Haftanın Konusu : NAMAZ (28.11.2007)
Rubeyyi
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 265
«
Yanıtla #9 :
30 Kasım 2007, 15:44:28 »
İslam'da namaz Peygamber Muhammed (s.a.v.)'e vahiy suretiyle anlatılmış, sınırları ve şekli belirlenmiş özel bir ibadettir. Biçimindeki herhangi bir değişiklik onu hükümsüz kılar. Namaz, formal olduğu kadar, bütün müslümanlara farz kılınmış bir disiplindir. Onu mü'minlere mecbur kılmakla İslam, mensuplarını disipline etmeyi amaçlamış ve Allah'ın varlığının sonsuz bilincini korumuştur. Namaz, zamanı bölümlere ayırarak müslümanı sağlıklı ve düzenli bir hayata alıştırır. Temiz suyla alınan abdestle o, tazeleyici ve temizleyici bir ameliye olarak kabul edilir. Ayağa kalkma, diz çökme, secde ve oturma değişimleriyle, aynı zamanda vücut içinde bir egzersiz görevi görür . Namaz maddi ve manevi itminanı ve ruhi hazzı beraberinde getirir. Zihni günlük işlerden uzaklaştırmak,
Allah'a ve O'nun emirlerine ve varlığına konsantre olmak, kendini mutlak ve evrensel hükümdarlığa yükseltmektir. İbadet eden kişi, bu gibi uygulamalarla hayata ve onun problemleriyle karşılaşmaya öncekinden daha hazır olarak çıkar. Namazın mahiyeti, dini ibareler yoluyla akla gelen fikirler, insanı arzu dolu kılar; onu hayırlı işlere yöneltir; kötüden kaçınmaya, dünyayı iyilikle doldurmaya olan azmini güçlendirir. Nihayet cemaat halinde eda edildiği zaman, aynı saftaki müslümanı sosyal ve siyasi eşitliğe, evrenselliğe, kardeşliğe ve diğer kardeşleriyle ilgilenmeye, onları desteklemeye teşvik eder
Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki:
Namaz, yüce ve büyük olan Allah'ın rızasını kazandırır. Meleklerin sevgisine nail eder. Peygamberlerin yoludur. Mârifet nurudur. îmanın aslıdır. Duanın icabetine vesiledir. Amelleri makbul kılar. Rızka bereket getirir. Vücuda rahatlık verir. Düşmanlar üzerine silahtır. Şeytanı uzaklaştırır. Ölüm meleği ile musallî arasında şefaatçidir. Kabirde kandildir ve orada yaygıdır. Münker ve Nekir meleklerine cevaptır. Kıyamete kadar kabirde can yoldaşıdır. Kıyamet günü olduğunda namaz kılanların üzerine bir gölgeliktir. Başına taçtır. Bedenine elbisedir. Önünde giden nurdur. İnsanlarla arasına getirilen bir perdedir. Rableri huzurunda mu'minlerin hüccetidir. Mizanda ağırlıktır. Sıratta geçiştir. Cennete anahtardır. Çünkü namaz tesbihtir, hamttır, tâzimdir, kırât ve duadır. Hasılı faziletli amellerin tümü, vaktinde kılınan namazdadır.
(Tenbîhü'l-Gafilîn, 293)
Kayıtlı
Halk ne der?’ demeyelim, ‘Hak ne der?’ diyelim.
M.İslamoğlu
http://benmahru.blogcu.com
Kaza Namazı Olanlar Nafile Namaz Kılabilirler
zahide111
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 30
«
Yanıtla #10 :
30 Kasım 2007, 17:24:52 »
Kazaya kalmış namazı olanlar, nafile namaz kılabilirler. Bu konuda Hanefi Mezhebinin görüşlerine dair bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.
[/size]
"299-Kaza namazları ile uğraşmak, nafile namazları ile uğraşmaktan daha iyi ve daha önemlidir. Fakat farz namazların müekked olsun olmasın, sünnetleri bundan müstesnadır. Bu sünnetleri terk ederek bunların yerine kazaya niyet edilmesi daha iyi değildir. Bu niyetlere niyet edilmesi daha evladır.
Hatta kuşluk ve tesbih namazları gibi, haklarında nakil bulunan nafile namazlar da böyledir. Bunlara da böyle nafile olarak niyet etmek evladır.Çünkü bu sünnetler, farz namazları tamamlar, bunların yerine getirilmesi mümkün değildir.Kaza namazlarının ise, muayyen vakitleri olmadığı için onların her zaman yerine getirilmesi mümkündür.
Bununla beraber namazları kazaya bırakmak günahtır. Bu günahtan mümkün olduğu kadar kurtulmak için sünnetleri feda etmek uygun olmaz. Böyle bir günahı işleyen kimsenin fazla ibadet ederek Allah’ın bağışlanmasına sığınması gerekirken, hakkında Peygamber şefaatinin tecelli etmesine vesile olacak bir takım sünnet ve nafileleri terk etmek nasıl uygun olabilir? Hem bir kısım vakit namazlarını kazaya bırakmak, hem de diğer bir kısım vakit namazlarını kendilerini tamamlayan sünnetlerinden ayırmak iki kat kusur olmaz mı? Buna aykırı olan bazı nakiller geçerli değildir.Bunlar kabul edilen fetvaya aykırıdır.Hem sünnetleri, hem de kaza namazlarını kılmaya elverişli vakit bulamadıklarını iddia edenler bulunursa, bunlar insaflı bir iddiada bulunmuş sayılmazlar.Boşuna yere en kıymetli zamanlarını harcayan insanlar, bilmem böyle bir iddiaya nasıl kalkışabilirler?..." [1]
Peygamber Efendimiz bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyuruyor:
“Kulun kıyamet günü ilk hesaba çekileceği amel namazıdır. Eğer onu tamamlamışsa “Tam” yazılır. Eğer tamamlamamışsa, Allah (c.c) meleklerine şöyle buyurur.
"Bakın bakalım kulumun farzlarını tamamlayacağınız nafile ibadetinden bir şey bulacak mısınız?"
Sonra zekat da böyledir. Sonra diğer ameller de böyle ele alınır.”
Hz Temim ed-Dari R.a [2]
Soru:
--Namaza yeni başlayıp da kaza namazları çok olan bir kimse, vakit namazlarındaki sünnetleri terkedip kaza namazı kılabilir mi?
--Câiz değildir. Vakit sünnetlerini kılacak. Ayrıca bizim tarif ettiğimiz işrak namazı, duha namazı, evvâbin namazı, teheccüd namazı ve sâireyi de kılacak, onları da bırakmayacak. Ötekisini de ödemeye geçecek. Bizim mezhebimiz --Hanefî mezhebi-- böyledir.
Bazı başka kaviller var... Şafiî mezhebinde, "Önce farzları ödesin!" demişler ama, bizim mezhebimizde büyüklerimiz diyorlar ki: "Bu namazları vaktinde kılmadın, bir edepsizlik yaptın, bir günaha girdin, bulaştın. Şimdi o günahı telâfi edeceğim derken, bu sefer Peygamber Efendimiz'in sünnetlerini kılmayıp, oradan bir başka kusur yapıyorsun; uygun olmuyor.
Sen onları kıl; ötekilerini de belirli bir plan dairesinde, yavaş yavaş ödemeğe giriş. Allah nasıl olsa, rûz-i mahşerde kulların namaz ibadetlerini hesaplarken, farzlarını hesaplayacak; farzlarda eksik varsa, sünnetlerle tamamlayacak. Ondan sonra nafilelerle tamamlayacak. Hesabı Allah'a ait... Sen Allah'a güzel kulluk et; o hesabı doğrultur. Yoksa, kimse ameliyle cennete girecek değil...
Büyüklerimiz bu kanatte, bizim mezhebimiz bu... Başka mezheblerde, başka türlü düşünceler olabilir.
[3]
Kaynaklar :[1] Büyük İslam İlmihali Ömer Nasuhi Bilmen
[2] Ramuz El Ehadis [158-6]
[3] "Güncel Meseleler" Prof Dr. Mahmud Es'ad Coşan
Kayıtlı
NE İSTERSEN ONU YAP! AMA ALLAHIN HER ZAMAN SENİN YANINDA HAZIR VE NAZIR OLDUĞUNU HİÇ UNUTMA!
Haftanın Konusu : NAMAZ (28.11.2007)
fatmaebrar
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2091
«
Yanıtla #11 :
01 Aralık 2007, 15:19:44 »
Namaz sözlükte: dua etmek, övmek, tazim etmek, hayır duada bulunmak gibi anlamlara gelir. allah teala tevbe suresinde şöyle buyurur:"(Ey muhammed!) Onlara dua et. Çünki senin duan onlar için bir huzurdur." Fıkıh terimi olarak namaz tekbir ile başlayıp selam ile tamamlanan özel fiil ve sözlerden ibaret bir ibadettir.
Farzların en büyüğü ve en önemlisi namazdır. Kıyamet gününde, insanın imandan sonra ilk sorgulanacağı konu namaz olacaktır. Namaz inancın dışa, topluma yansıyan belirtilerin başında gelir. Namaz kalbin nuru gönlün sevinci, ruhun gıdası, müminin miracı, yüce yaratıcı ile aracısız buluşma ve konuşma halidir.
Kayıtlı
Re:
NUR44
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 3847
«
Yanıtla #12 :
01 Aralık 2007, 23:51:51 »
namaz kılan ve kılamayan her kardeşimin dinlemesini tavsiye ettiğim bir sohbet. namaza iki elle sarılmak isteyen herkese hitaptır. :wink:
http://www.nurpenceresi.com/moduller.php?modul=dosyaizlet&id=2070
Kayıtlı
Hangi yönden esersen es deli rüzgâr
***
Gönlüm uçmak isterken semavi ülkelere
Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere
http://nurunkapisi.blogcu.com
Re:
DiLaRa_NuR_35
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 4429
«
Yanıtla #13 :
04 Aralık 2007, 11:04:17 »
Çocuğunuz için namaz etkinlikleri
Namazı çocuğumuza sevdirmek için önce onu hakkıyla icra etmemiz gerekir. Birinci adım budur. Bir çocuğun en iyi öğretmeni ailesidir. Aile ne yaparsa, nasıl yaparsa çocuklar da aynısını yapacaktır.
Aile danışmanı Münir Arıkan da çocukları namaza alıştırmak için şöyle bir metod takip etmiş: Evlendiğimizde eşime çok güzel bir seccade aldım. Bunu sekiz yıldır kendim seriyorum. Eşime bir gün bile, hadi namaz demedim. Bir çocuğumuz oldu, bu sefer küçük bir seccade aldım. Şu an beş seccademiz var. Ben bunları gece gündüz seriyorum. Şimdi dokuz aylık çocuğumuz geliyor, kafasını oraya koyuyor, kendi kendine mırıldanıyor, gidiyor; orada kendine ait bir yeri var. Hepsi oraya geliyorlar, yerleri var. (Altınoluk, Eylül 2003, s.12)
Çocuğumuzun namazı sevmesini ve ona alışmasını için bir takım etkinliklerden faydalanabiliriz.
Ona önce duaları öğretin. Sık sık tekrarlayın. Umduğunuzdan daha zekidir yumurcaklar. Siz, sadece heveslendirin ve belli bir sayıda severek ve isteyerek tekrar etmesini sağlayın. Önünde mutlaka maddi ödüller de olsun. Ama manevi ödülleri de sık sık tekrar edin ki işin ruhunu kavrasın.
İkinci aşamada namaz hareketlerini kavramasını sağlayın. Mesela bunun için resim çizdirmeyi deneyebilirsiniz. Eline rengârenk boyalar verip namaz hareketlerini çizmesini isteyin
Yine bir ödül koyun önüne. Örnek bir resim koyun önüne hatta birden fazla çocuk varsa yarışma yapın. Ama hepsini tek tek ödüllendirin. Ödüller de namazla ilgili şeyler olsun. Erkekse harika işlenmiş bir takke olabilir. Elinizden geliyorsa siz çocuklar için bir şeyler örün… Yoksa da güzel bir namaz takkesi alın… Sonra güzel bir tespih olabilir. Kızsa bir namaz başörtüsü alabilirsiniz. Bir seccade alabilirsiniz mesela.
Son olarak namaz biraz kavrandıktan sonra bir hafta sizinle namaz birlikte namaz kılmalarını sağlayın sonuna da bir parti kutlama gibi bir ödül koyun. Hatta namaz diploması bile verebilirsiniz.
Hani özel bir gün olur. Çocuğunuz için pasta filan yaparsınız. Evi balonlarla süslersiniz. Yani bu evde kutlama var. Eee neyi kutluyoruz? Ece’nin Namaza başlama ödülü kutlaması.
Verdiğiniz namaz diplomasını evin yada odasının görünür bir yerine asın ve onunla gurur duymasını sağlayın...
Tavsiye ederim, bu fikir denenmiş. Çok da hoş olmuş… Geçenlerde rastladım ve sizinle paylaşmak istedim.
Bir Uyarı!
Çocuğa namazı sevdirmek istiyorsanız önce onun için önemli olan şeylere hürmet etmelisiniz. Türk Kadınları Kültür Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Cemalinur Sargut bu konuyla ilgili tanık olduğu bir olayı şöyle anlatıyor: “Bir tanıdığımızın dört yaşındaki çocuğunun namazdan nefret ettiğini öğrenince çok üzüldük ve sonradan anlaşıldı ki, namaz saatlerinde çocuğun seyrettiği çizgi film kapatılıyor. Böyle yapmak yerine, başka bir odada kılmak daha iyi sonuç verir. Diğer zamanlarda elbette çocuğun görebileceği yerlerde kılınmalı.”
Tüm bunları yaparken herşeyden önce sabırlı olmak gerek. Peygamber (a.s.) gibi sabırlı, hoşgörülü ve azimli olunmalı. O sahabelerini tüm zorlukları rağmen nasıl birer islam kahramanı olarak yetiştirmişse bizde çocuklarımızı alnı secdeli, tertemiz müminler olarak yetiştirmeliyiz. Anneler, babalar Dünya'nın geleceği sizin ellerinizde...
Haydi kolay gele....
namaz zamanı
Kayıtlı
www.cennetyolculari.net
http://video.cennetyolculari.net/
www.cennetyolculari.net/toplist/
Re:
StamCan
Yeni Üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 1289
«
Yanıtla #14 :
04 Aralık 2007, 17:04:40 »
Çok sevdiğim bir ilahidir. Konumuzla da yakında ilgili olduğu için paylaşmak istedim. Bu videosunu yeni gördüm, hoş olmuş, emek verenlerden allah razı olsun. Patlayan bombaların sesi eşliğinde, esaretin tam ortasında gözyaşları ile ıslanan seccadeler... Rabbim yardımcıları olsun...
http://www.youtube.com/watch?v=y-Mfp8wmnnw
Kayıtlı
Kalıbın tabibe,Kalbin Habibe ihtiyacı vardır....
Sayfa: [
1
]
2
Yukarı git
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
SİTEMİZ VE FORUM'UMUZDAN DUYURULAR & HABERLER
-----------------------------
=> HAFTALIK ETKİNLİKLER
===> Haftanın Konusu
===> Haftanın Konuğu
=> Forum Kuralları
=> Sitemiz ve Forum'umuzdan Haberler & Duyurular
=> Forum Kullanım Klavuzu
=> Öneri & Talep & Şikayet Tebrik & Teşekkür
=> Tanışma
-----------------------------
İSLAM
-----------------------------
=> Risâle-i Nûr Külliyâtı
===> Bedîüzzaman ve Hâtıralar
===> Risâle-i Nûr'dan Hayata Dâir Notlar
=> İslâmî Konular
=> Sünnet, Hadis , Siyer
=> İslam Önderleri
=> Akaid
=> Kur'ân-ı Kerîm
===> Hatimlerimiz
===> Sonuçlanmış Hatimler
=> Duâ
=> İbâdet
=> Müslümanın Ahlakı
=> Tasavvuf
=> İbretlik
=> isLam CoğrafyasI Ve Tarihi
=> Cihad / Mücadele
=> Kadın & Erkek & Çocuk (Aile)
-----------------------------
EDEBiYAT, KÜLTÜR & SANAT
-----------------------------
=> Şiir
=> Kendi Şiirleriniz & Makaleleriniz
=> Yazarlar & Alıntı Yazılar & Makale ve Denemeler
=> Güzel Türkçemiz
=> Kitap Ve Dergi Tanıtımları
=> Hikayeler & Kıssalar & Menkîbeler
=> Nükteler & Öğütler & Duvar Yazıları & Güzel ve Hikmetli Sözler
-----------------------------
TEKNOLOJİ
-----------------------------
=> Bilgisayar
=> Windows İşletim Sistemi
=> Programlar
=> internet & Teknoloji Haberleri
=> Site Tanıtımı
-----------------------------
GENEL
-----------------------------
=> SERBEST KÜRSÜ
=> GÜNCEL
===> Türkiyeden Haberler
===> Dünyadan Haberler
=> MİZAH VE EĞLENCE
===> Mizah
===> Oyunlar
===> Bilmeceler & Bilgi Yarışması & Zekâ Soruları
=> MULTİMEDYA
===> Resimler
===> İlahi Ve ezgiler
===> Sinema , Video , Flash , Animasyon
=> EĞİTİM - ÖĞRETİM
===> Ödev Yardım
===> Bilgi Paylaşım
===> Kişisel Gelişim Ve psikoloji
===> Pozitif İlimler
===> Biyografi
===> Tarih ve Coğrafya
=> HANIMLAR İÇİN
===> İstişare
===> Yemek Tarifleri
===> Sağlık
=> ANKETLER
-----------------------------
FORUM DÜZENLEME
-----------------------------
=> Forumdan Kaldırılanlar
Yükleniyor...