Biz Kardeşliği, Sevgiyi Paylaşmaya Geldik... 20 Mayıs 2012, 13:45:25 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.


Kullanıcı adınızı ve parolanızı
Duyurular:
 
 
Ana Sayfa Yardım Ara
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: 3 Haziran- Muallim Hoca  (Okunma Sayısı 1289 defa)
Mutena
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2739



Üyelik Bilgileri
« : 03 Haziran 2008, 13:26:42 »



Koltuk renginde bir değişiklik yapalım istedim  :wink:

Bu Haftanın Konuğu MuaLLim Hocamız sorularımız ile terletelim onu  Gülümseme

1- İlk önce kısa öz geçmişinizi sizden dinleyelim hocam

2- Meslek olarak öğretmen olduğunuzu biliyoruz
ve öğrencileriniz ile aranızda geçen tatlı bir anınızı öğrenmek isterim..
Kayıtlı

Allah'ım, hayretimi arttır!
MuaLLim
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1633



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #1 : 03 Haziran 2008, 15:00:58 »

Bu koltuğu görünce şöyle bir şekerleme yapasım geldi. Şekerlemeden sonra başlasam sorularınızı cevaplamaya olmaz mı ? Ama buna hakkım yok değil mi ? Siteye ve üyelerimize ayıp olmasın...

Efendim, Samsun merkezde 6 Haziran doğumluyum. 47 oluyorum yani 3 gün sonra. Evliyim ve biri kız, biri erkek 2 çocuğum olup; biri Anadolu Öğretmen Lisesinde, biri de İlköğretim 8.sınıfta okuyor. Üniversiteye kadar Samsun'da okudum. Üniversiteyi ise Konya'da okudum. Şu an Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Öğretmenliğe Batman'da başladım. Oradan Ordu'ya geçtim. Şimdi de Samsun'un bir ilçesindeyim.
İslamsayfası sitesiyle 27 Ocak 2006'da üye olarak başladığım bağlantım daha sonra yönetimde yer almamla devam etmektedir. Sitenin 694.üyesiydim. O zaman Enesnur55 diye kayıtlıydım, yönetime geçince nickimi değiştirdim.
Şu andaki yönetim kadromuzla uyum içinde bir faaliyet yürütmekteyiz. Kendilerinden Allah razı olsun; bazen kayıplara karıştığımızda bizleri aratmıyorlar.
Eskiden beri resme ilgim vardır. Çocukluğumda ve gençliğimde elim çok yatkındı ama zaman içinde artık ilgilenemez oldum, körelmeye başladım. Spor deyince futbol ön planda yer alıyor haliyle. Futbol deyince de FENERBAHÇE tutkunu olarak bilinirim. Bir ara masa tenisi de ilgimi çekmişti. Satranç da oynardım. Edebiyatın da güzel ürünlerini takip etmekteyim. Tiyatroyu severim. Okulda da çalıştırıyorum öğrencileri belli zamanlarda... Bulmaca çözmeyi bilhassa sudoku, karalamaca, puzzle, scrable türlerini severim. Bir ara üflemeli enstrümanlara ilgim vardı.

 
Görev yaptığım bir yer merkeze uzak bir okuldu. Öğrenciler, sene sonu diye, parasını da kendi aralarında toplayarak pastaneden yaş pasta almamı istemişlerdi. Bunun yanında balonlar, çeşitli süs kağıtları falan da almıştım. Gayet masum bir istekti. 3. ders onlara dersim vardı. Ne biçim bir kutlama yapacaklarını da merak etmekteydim. Kapıya yanaştığımda beni hemen içeri almadılar, içerisinin tozdan girilemeyecek halde olduğunu, biraz beklememi istediler. Bir-iki dakika sonra "buyrun" dediler. İçeri girer girmez üzerime konfetiler yağmaya başladı, koro halinde "iyi ki doğdun" şarkısı eşliğinde  bir baktım ki benim aldığım pastaya mumlar falan dikip yakmışlar ve üflememi istiyorlardı. Pasta haricinde, evlerinde koca koca tencereler içinde pilavlar, sarma dolmalar, su börekleri de yaptırıp getirmişlerdi. Balonların üzerine ismimi yazmışlar, tahtayı renk renk tebeşirlerle süslemişlerdi. Diğer öğretmenleri de davet ettik. Onlar da ilk kez böyle bir şey gördüklerini söylediler. Memnun olmuşlardı çağırmamıza.
6 Haziran doğum günü deyince aklıma bu hatıra geldi. Ben aslında doğum günlerine pek de sıcak bakmamış biriyim. Ne bileyim, tespit edilmiş belli günler bende azgın kapitalist sistemin insanları tüketici konumuna sokmasını, sömürmesini çağrıştırıyor. Ama öğrencilerin gönlünden geçen ve benim tamamen habersiz olduğum böyle bir güzelliği reddetmem de ayıp olurdu. Bunu hiç unutamam. Benim kendim için düşünmediğimi onlar benim için düşünmüşlerdi.

Hatıralar çok ama, her biri dağınık duruyor. O yüzden ben öğrencilerden bir hatıra defteri tutmalarını istiyorum. İlerde milyonlar verseler yine onun değerini biçemezler diyorum. Hakikaten, bazen "keşke bizim öğretmenlerimiz de bize hatırlatsaydı bir hatıra defteri tutmayı" diyorum.

Bir de Ordu'da görev yaparken, ailevi sebeplerden dolayı bir öğrenciyle yakinen ilgilenmem, ona değer verip mes'uliyetler üstlendirmem neticesinde çocukta olumlu gelişmeler gördüm. Ona bando şefliği verdim. Bu takımdan sen mes'ulsun dedim. Muazzam değişmeler oldu. Seneler sonra nereden edindiyse bana ulaştı. Almanya'daymış, evlenmiş. Habire beni ısrarla Almanya'ya davet ediyordu, bir iki ay misafirim olun diyordu. Minnet borcunu tam olmasa da ancak böyle ödeyebileceğini ifade ediyordu.O zaman müsait olmadığımdan gidemedim.

Evet efendim, çok hoş olanlar gibi nahoş şeyler de yaşadık. Çocuklarla içiçe olunca bunların hepsini bekleyeceksiniz. Duruma göre değerlendireceksiniz. Olmadık tepkiler vermeyeceksiniz. İlk başlarda sinirli ve çizgi dışılıklara tahammülü olmayan biri gibi davranırdım. Ama zamanla eğitimcilik sıfatının gereğini yerine getirmek zorunda olmalısınız. Bu meslek çok zor ama bir o kadar da lezzetli...
Kayıtlı

Söz bilirsen söz söyle, sözünden ibret alsınlar,
Söz bilmezsen sükût eyle, seni adam sansınlar.
SEMENA
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 21



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : 03 Haziran 2008, 15:56:33 »

ma$Allah size ya$ kırkyediye bende geLebilecekmiyim diye düşünmeden edemiyorum

ki sonunda zaman hızLa akıp geciyor.20,21,22  .....derken 47..


öğretmenLik anıLarınızı anı okumayı seven biri oLarak zevkle okudum .Devamını bekliyoruz inşAllah.
Kayıtlı
Re:
SEMENA
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 21



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 03 Haziran 2008, 16:37:48 »

BİRDE bir de birdeeee $uan o koltuğa benim çokk ihtiyacım varki...
Kayıtlı
Re:
NUR44
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3847



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #4 : 03 Haziran 2008, 17:11:27 »

Mutenam koltuk konusunda çok zevkliymişsin. Kahkaha SEMENA kardeşim Rabbim sana üzerinde Allah dostlarını ağırlayacağın istediğin tarzda bir koltuk nasîp etsin inşâAllah.

Hocam ben sorumu üç gün sonra soracağım. :wink: Bu arada siz kahvenizi için hocam. Buyrunuz Kahkaha

Kayıtlı

Hangi yönden esersen es deli rüzgâr

***

Gönlüm uçmak isterken semavi ülkelere
Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere


http://nurunkapisi.blogcu.com
SEMENA
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 21



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : 03 Haziran 2008, 17:28:17 »

herkezden önce kahveyi aLdım kabuL ettim kii:)

yorgunLuğuma bu daha iyi geLebilir ..


(ama koltukta hiç fena değiLdi yani) :lol:

küççük dip not:bende soru soracağım inşAllah
Kayıtlı
thares
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 528



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #6 : 03 Haziran 2008, 19:20:16 »

[align=center]Saygı Değer Hocam Bende Sizi Tanıyorum Sanmıştım Ama Yanılmışım
Fenerbahçeli olduğunuzu,resime kabiliyetinizin olduğunu, harika karikatürler çizdiğinizi biliyordum ancak üflemeli sazlara ilgi duyduğunuzu bilmiyordum
Nefesli sazlardan hangisini icra ediyordunuz
Öğretmenlik Hayatında Unutamadığınız Bir Hatıranızı Anlatırmısınız
Hala Soru Hakkım Saklı Kalmak Şartıyla Şimdilik Bu Kadar Hocam

Saygılar
[/align]
Kayıtlı

"Cesaret asırlık çınar ağacının fırtınalara kafa tutarak dimdik durması değil, cesaret çok kolay incinebilecek çiçeğin karlar arasında açmasıdır" http://thares.blogcu.com/
Re:
vedayagmuru
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 33



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : 03 Haziran 2008, 21:40:08 »

Batmanlı biri olarak sizin gibi değerli bir hocanın bir ara memleketimde bulunmuş olması beni sevindirdi...umarım memnun kalmışsınızdır burdan hocam...Rabbim ailenizle birlikte geçireceğiniz huzur ve iman dolu nice yıllar nasip etsin inşalllah.....
Kayıtlı
Re:
thares
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 528



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #8 : 04 Haziran 2008, 18:01:52 »

[align=center]Muallim Hocam Cevaplarınızı Heyacanla Bekliyoruz Notların İdareye Verilme Zamanı Geçiyor e okul Projesine Dahilmisiniz Lütfen Bizlerin e sorularını Cevapsız Bırakmayın
Selam ve Dua İle
[/align]
Kayıtlı

"Cesaret asırlık çınar ağacının fırtınalara kafa tutarak dimdik durması değil, cesaret çok kolay incinebilecek çiçeğin karlar arasında açmasıdır" http://thares.blogcu.com/
MuaLLim
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1633



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #9 : 04 Haziran 2008, 21:56:16 »

Eyvallah bütün dostlara...

Thares Hocam,biraz gecikme oldu, evet. E-Okul işleri hakikaten bunaltıyor bizleri. Şu anlarda sistem delirmiş gibi. Giriş yapması bir dert; hadi girdin, bu sefer de kayıtta problemler çıkıyor. Neyse, sezon sonu işler yoğun olur zaten, alışığız.

"Hatıralar sarmış dört bir yanımı" diyor ya bir şarkıda, hatıralar çok var tabii Hocam. Ama bir mesaj vermesi açısından şunu nakledeyim:
Ordu'nun bir ilçesinde müdür yardımcısı olarak görev yapıyorum. Hem ilkokul kısmı, hem lise kısmı birarada olan bir liseydi. İlköğretim yasasının çıkmasıyla beraber ilkokul kısmı tam tekmil devredildi başka okul bünyesine. Okulu da bir ilkokul binasıyla takas edip sadece lise olarak eğitim ve öğretime devam ettik. Kış zamanları idi. İşler taşımayla beraber başımızdan aşkın. Pat müfettişler iki gün sonra gelecek haberi geldi. Bunlar da 3 senede bir bakanlıktan geliyor, lise olduğumuz için. Müdürümüz, (etraf zaten dağınık, yeni taşındığımız için) şuraları toplayalım, bunları düzenleyelim telaşıyla, benim odadaki vestiyerin üzerinde katlı duran seccadeyi göstererek; "Aman Hocam, bunu da kaldıralım, başımıza iş açmayalım. Bunlar bakanlıktan geliyor, ne olur ne olmaz." mealinde birkaç şey söyledi. "Boş ver Hocam, ne görürlerse odur. Görürlerse dünyanın sonu gelmez ya. Hem niye korkalım ki. Ben neysem odur, öğrensinler onlar da sadece onlar gibi insanların olmadığını. Farklı insanlar da varmış desinler. Böyle davrana davrana karşılarında hep onların istediği gibi adamlar görmeye alışıyorlar." dedim. "İnşallah başımıza iş açmazlar." dedi müdürümüz. Neyse efendim, müfettişler geldiler. Neredeyse akşam üzeriydi. Öğrenciler dağılmıştı. Okula bir bakalım diye geldiler. Geziyorlar bütün birimleri. Teftiş yarın olacak ama onlar okula bir göz gezdirme niyetindeler. Salona çıktılar, koridorlar falan göz altında. Panomuz vardı büyükçe, oraya gelince uzun uzun baktılar. O zaman Bosna dramı yaşanıyordu: Zulümler, tecavüzler, katliamlar... Bunlara yer verilmiş gazete yazıları ve resimler vardı panoda. Adamlar bunları görünce ne deseler ? "Bu şovenist yazılar niçin burada ? Bunları incelediniz mi ? Hani bunların incelendi onayları ?" Dedik dilimiz yettiğince: "Bunlar bir dramı anlatıyor. İnceleme işine Edebiyat öğretmenimiz bakıyor, ama okulu yeni taşıdık. Pano boş kalmasın dedik. Ama bu olanları zaten dünya biliyor, aktüel bir konu. Öğrenciler yazmış olsaydı, inceleme komisyonundan geçerdi zaten." Şöyle dönüp ters ters baktılar. Zaten o anda notumuzu vermiş oldular. Ertesi günü elek gibi olduk. Her bir taşın altını kaldırıyorlar. Yeni taşınmışsınız, şuralar düzenleniyor falan dinlemiyorlar. Ne varsa kayıt ediyorlar eksiklik namına. Benim odaya da girdiler. Şu evrak, bu evrak diye hepsini ortaya çıkardık. Dolapların içine bile göz gezdiriyorlar. Bir ara gözleri vestiyere takıldı ve suçluyu buldular: Bir yabancı madde. Seccade. O gözlerin nasıl baktığını görecektiniz. "Bu nedir ? Niçin burada ? Bunun yeri burası mıdır ?" gibi sanki ahret soruları. Dedim: "Ben ve bazı arkadaşlar burada ihtiyacımızı görüyoruz. Başka uygunyer yok." Baş müfettiş olan döndü şöyle bir, burnunun üzerindeki gözlüğü düzeltir gibi yapıp "Sen kaşınıyor musun ?" der gibi bakış sergiledi. Bir diğeri akıl vermeye başladı:"Bak Hocam, biz de müslümanız tabii ki. Ama biz laik bir ülkeyiz. Bak şuradaki camiyi görüyorsun (uzaktan sadece minareleri gözüken camiyi gösterip) işte oraya gidebilirsin." Ben de nasıl aklıma geldiyse o an: "Ama biz mesaiye tabiyiz. Burayı terkedemiyoruz. Zaten tek yardımcıyım. O yüzden burada ihtiyacımı görüyorum." dedim.
Neyse arkadaşlar, hikaye uzun sürüyor ama detayları atlamak istemiyorum.
Teftiş sonucunu merak ediyorsunuz değil mi ? Söyleyeyim. 3 sene önce iyi aldığımız teftişten bu sefer orta notu aldık... Ama şunu diyeyim bu "orta" notunu diğer notlara değişmem. Benim içinçok anlamı var çünkü.
Bir seccade bazılarının gönlünde yer edinirken bazılarının da kapalı basiretlerinin göz önüne serilmesine vesile oluyor. Bunun için hiç kafaya takmadım bu "orta"yı...

.............

Thares Hocam, üflemelilerde flüt çalıyordum. Aslında notaya bağlı kalmadan, ilk flütü elime aldığımda bile rahatlıkla ezgileri çalabiliyordum. Bir ara okul korosundaydım. Hatta ortaokuldayken, müzik hocamız beni tutup anons odasına oturttu. Bundan sonra teneffüslerde burada öğrendiğimiz şarkıları çalacaksın diyerek her teneffüs mifrofondan açık yayın yapmaya başladık. Ama üniversite dönemlerinde enstrüman işlerine zaman ayıramaz oldum. Karmaşık bir zamandı çünkü. Anarşi, terör her tarafta... En çok "ney" çalmak isterdim, ama bir fırsatını bulup kursa falan gidemedim. O dilsiz olduğu için ayrıca eğitim gerektiriyor. Belki de kurssuz da halledebilirdim, bilemiyorum. Denemeye fırsatım olmadı. Görev yaptığım yerlerde olsaydı bir neyzen, herhalde kurs alırdım. İçimde ukde gibidir. Ama deneyeceğim...
Kayıtlı

Söz bilirsen söz söyle, sözünden ibret alsınlar,
Söz bilmezsen sükût eyle, seni adam sansınlar.
thares
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 528



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #10 : 04 Haziran 2008, 22:12:22 »

[align=center]Sayın Muallim Hocam Hatıranızı Bizlerle Paylaştığınız İçin Allah Razı Olsun
Ney i Kurs Almadan Çalabileceğinize Ben Eminim Ben Çalabiliyormuyum Hayır Ama Sizdeki Azime ve Mücadele Ruhuna Hayranım  Sizin Elinizden Hiç Bir Şey Kurtulamaz Allahın İzniyle
Hocam Saygılar Hala Bir Soru Hakkım Var
[/align]
Kayıtlı

"Cesaret asırlık çınar ağacının fırtınalara kafa tutarak dimdik durması değil, cesaret çok kolay incinebilecek çiçeğin karlar arasında açmasıdır" http://thares.blogcu.com/
Re:
MuaLLim
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1633



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #11 : 04 Haziran 2008, 22:32:00 »

Alıntı sahibi: "vedayagmuru"
Batmanlı biri olarak sizin gibi değerli bir hocanın bir ara memleketimde bulunmuş olması beni sevindirdi...umarım memnun kalmışsınızdır burdan hocam...Rabbim ailenizle birlikte geçireceğiniz huzur ve iman dolu nice yıllar nasip etsin inşalllah.....



Orası ilk görev yerim. Unutmam mümkün müdür ?
İlk gittiğimde öğretmen evindekalmıştım bir ay kadar. Sonra ev tuttuk birkaç arkadaş. Bir sene sonra İmam Hatip Lisesinin yurdunda belletici öğretmen olarak kaldım. Evlendiğimde bir ev tutup yerleştik. Yahya Kemal Beyatlı Lisesinde çalıştım. 3 sene müdür yardımcılığı yaptım.
Acı tatlı çok şeyler gördük. Bu normaldir, çünkü mesleği öğremeye orada başladık. Halkla aramız çok iyiydi. O anlamda bariz olumsuzluklar görmedim, çalkantılı dönemler olmasına rağmen. Çocuklarla aramızda güzellikler oldu. Evlerine misafir ederlerdi. İftarlarına gittiklerimiz oldu. Doğu insanının bir özelliği var; sizin samimiyetinize inandığında korkmayın. Ama işte onların belli sıkıntıları var, bunları anlamak lazım. Genelde Batman'da da karışıklık vardı o zamanlar. Akşamdan sonra pek dışarı çıkılmazdı. Ama ne bileyim, çıkardım ben bazı zamanlar. Şükrolsun öyle sıkıştırmalar falan görmedim. Orayı sevdiydim ben her şeye rağmen.
Batman iki ayrı şehir gibidir sanki. Orada yaşayanlar bilirler. Asıl bölüm ve TPAO'nun bölümü... Gene öyle midir bilmiyorum.
Kayıtlı

Söz bilirsen söz söyle, sözünden ibret alsınlar,
Söz bilmezsen sükût eyle, seni adam sansınlar.
helin
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2095



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : 05 Haziran 2008, 02:23:05 »

Sizi tebrik ediyorum hocam basim agrimasin saklayayim su seccadeyi dememissiniz renginizi belli etmissiniz cok guzel dusunmussunuz ...

Hocam buyuk pismanliklariniz var mi? Keske dediginiz anlar oldu mu ?

Bir ogretmen olarak ogrencilerde gordugunuz eksiklikler nelerdir.

Bir de Ben de Ordu'luyum Ordu'da hangi okulda gorev yaptiniz ...umarim Ordu size kotu seyler hatirlatmiyordur... :wink:
Kayıtlı

...Gunluk hayatta karsina cikan hersey SINAVDIR ,dikkatli ol, SINIFTA KALMA...
MuaLLim
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1633



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #13 : 05 Haziran 2008, 22:10:58 »

Thares Hocam eyvallah. Siz bana güveniyorsanız ben de bu güveninizi boşa çıkarmamaya çalışırım inşaallah. Sorunuzu beklerim efendim...  Gülümseme


Helin kardeş, cevaplayayım inşaallah.
- Hayatta keşkelerim olmadı desem yeridir. Ümit ettiğimiz, şöyle olsun dediğimiz olmuştur. Ama "keşke"lere sığınmak yerine, gerçekleşenlerin netice itibariyle takdir edilen olduğundan hareketle razı olmuşuzdur. Pek hatırlamıyorum ama, şayet ki ağzımızdan çıkmışsa bile sehven olmuştur. "Keşke"lerin bize kazanımları olduğunu zannetmiyorum. Bilakis psikolojik anlamda birtakım noksanlıklara imza atacak kadar iğreti duran bir kelime gibi görünüyor.

- Öğrencilerden kaynaklanan eksiklikler saymakla bitmez. Bir çırpıda sayabileceklerim şunlar olabilir: Öncelikle dikkat dağınıklığı, ilgisizlik, isteksizlik. Bunların yanında son zamanlardaki teknolojik gelişmelerin öğrencilere katkı kadar zarar da verdiğini görüyorum. Hele ki bazı teknik cihazların beyinlerin körelmesinde başrol oynadığı kanaatindeyim. Einstein şöyle demiş: "Başarıda zekânın payı % 10, ama çalışmanın payı % 90'dır." Haliyle verimli bir çalışma olmadan başarılı olunamaz.  Bunların dışında öğrencilerin dahli olmadan başarıyı etkileyen hususlar da vardır: Velinin ilgisizliği, ergenlik dönemi sıkıntıları, ekonomik meseleler, arkadaş çevresi, ailevî çatışmalar gib... Yine şimdiki öğrencilerin kolaycılığı tercih etmeleri de eksikliklerden biridir. Çalışmanın anlamlı kılınması esastır; sadece çalışmak için değil, çalışmanın neticesinin ortaya çıkmasını sağlayan kazanımların gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmalıdır. Algılama problemli öğrencilerin varlığını da unutmamalıyız. Derse fizyolojik anlamda hazır olamayanları da işin içine sokabiliriz. Kimi öğrencilerde de sağlıksız beslenme onları menfi anlamda etkilemektedir.

-Ordu'nun bir ilçesinde görev yaptım; Akkuş'ta. Küçük bir yerdi. İhtiyaç malzemeleri bulmada problem oluyordu bazen. Bilhassa kış şartlarında yollar kapalı olabiliyordu. Kar bir yağmaya başladığında öylece kalır, yaz mevsimine kadar erimediğini çok görmüşümdür. Bu gibi durumlar dışında halktan kaynaklanan öyle dişe dokunur menfi tezahürler pek görmedim. Havası, suyu ve eti en hoşa giden özellikleriydi. Çalışmaktan hoşlanmayanların da sayısı azımsanmayacak kadardı...
Kayıtlı

Söz bilirsen söz söyle, sözünden ibret alsınlar,
Söz bilmezsen sükût eyle, seni adam sansınlar.
Re:
tuareg
Yeni Üye
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 169



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : 06 Haziran 2008, 00:58:54 »

Tüm anlatınları hayranlıkla okudum..Gülümseme
Verilen samimi cevaplar için kendi adıma teşekkürü bir borç biliyorum..
Yazdıklarınızdan edindiğim bilgiye göre siz benim ideal öğretmen tipimsiniz..Muvaffakiyetler diliyorum..Gülümseme
İki şey özellikle dikkatimi çekti..
İlki Öğrencilerin öğretmenlerini sevmeleri gayet doğal ve çok rastlanılan bir durum..Ama..Gülümseme Öğrencilerin bir öğretmen için özel bir aktivite düzenlemeleri her öğretmene nasip olmaz..Gülümseme Kendi öğrenciliğimden bilirek bunu söylüyorum..Demek siz forumda kadar meslek hayatınızda da özel yeri olan bir insansınız..
Müsadenizle bu konuda size bir sorum Olacak..Gülümseme

Gerek bizleri aydınlatmak adına..Gerekse öğretmen adayları varsa aramızda veya ileride öğretmen olmayı hedefleyenler için..Özel biri olmayı nasıl başardınız..Bunu neye bağlıyorsunuz ..??
Hocam tevazuya gerek yok..Ben gördüğümü söyledim..Gülümseme

Şimdi gelelim dikkatimi celbeden iki ayrıntıya..
TABİ Kİ FENERBAHÇEEEE...Kahkaha
Kutlarım hocam..Bendensiniz..Gülümseme
Kayıtlı

Güzel yüzlü olmak elimizde değil ama;Gülen yüzlü olmak elimizde..Gülümseme
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
Yazdır
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2011, Simple Machines