Öncelikle bana haftanın konuğu olma fırsatını verdiğiniz için
teşekkür ederim.
Seçmiş olduğunuz ve benim oturmamı istediğiniz,
bu güzel koltuğu bana layık görmeniz, beni çok memnun etti.
ömrü hayatımda çok koltuk gördüm ama böylesini görmemiştim:

)
öhö öhö sorularınıza gelince efendim,
1-Efendim öncelikle 100 senelik Çengelköy'lü bir ailenin ferdi
olarak 1969 senesinde Dünya'ya gelmişim.3 yaşımda anne ve
babamın ayrılması ve 13 yaşımda babamın vefat etmesi ile
manevi yönden sıkıntılı maddi yönden rahat yaşadığım bir hayata
küçük yaşımda başlamış oldum.
Rahmetli babam Türkiye'nin ve İstanbul'un en büyük sanayi sitelerinden
birisinin kurucusuydu.Vefatı ile birlikte orta 2. sınıftan ayrılıp ağabeyim
le birlikte işlerin başına geçtik.13 yaşımdan beri( 99-2004 arası muhtarlık görevim hariç) çalışmaktayım.Evlendiğim 94 yılına kadar
85 yaşında ki son Osmanlılardan olan rahmetli Babaannem bizi yetiştirdi
99 yılında bir heves açık öğretime kayıt olup,lise'yi bitirdim.92 yılına
kadar çok uçarı ve hovarda bir yaşantıdan sonra,Allah'ın inayeti
bir ağabeyimizin vesilesi ve bir rûyanın etkisi ile hidâyete erenlerden
olduk.Evli ve 3 çocuk babası olarak(erkek ikizlerim ve bir de kızım)
şuanda özel bir şirkette satış müdürlüğü yapmaktayım.
2- İnandığım değerler uğruna ben dahil vazgeçemeyeceğim
hiç bir şey yoktur.Çünkü mezarlıklar kendilerini vazgeçilmez
sananlarla doludur.Hayatı hep (affınıza sığınırak) büyük abdest
gibi gördüm.Yapılması mecburi,ama sevgi ile bağlanılmayan!!
O na muhabbet beslenilmeyen!! olarak gördüm.Kısaca kendimden de
ailemden de her şeyden de vazgeçerim.Çünkü ben buraya ait değilim!
Hayatımdan silmek istediğim sadece bir dönem var.O da Ticareten
dolandırıldığım,evliliğimin 2.ayına denk gelen ve ekonomik yönden
beni yıpratıp sıkıntıya sokan,herkesin cicim ayı dediği aylarda
çok sevdiğim eşime yaşatmam gereken güzellikleri yaşatamadığım
2 senelik dönemi silmek isterdim.Onun haricinde O dönemde dahil
olmak üzere tabi ki hayatın her safası insana acı tatlı bir şeyler
katar ve bunlar sizin tabirinizle "kazanım" benim tabirimle "tecrübe"
olarak sizin hanenize yazılır.
3-Hayatı dolu dolu yaşayan birisi olarak hiç bir beklentim yok!
Çünkü hayat size neyi verirse onu yaşarsınız.Beklemek,istemek
işin sadece dilek ve temenni kısmında kalır.Teşbihte hata olmazsa
bize sunulan filmin senaryosunu oynayan oyuncularız.Senarist
ne isterse,neyi dilerse O olur.Biz sadece rolümüzü oynarız.
Değerli sorularınıza her hâlde doğru cevaplar vermişimdir.Teşekkürler..