|
|
|
SSS(Sık Sorulan Sorular)
Bölüm: Başlangıç -> ZEKAT | Soru | · Kendi paramı istediğim gibi harcayamam mı, çok bileziğim var, kendi zekatımı veremem mi? Tarikat dine aykırı olur mu? · Kadınların takındığı inci, zümrüt ve pırlanta gibi ziynetlerin zekatı olur mu? · Kız kardeşime zekat olur mu? Bey ve hanımın hesapları ayrı mıdır? · Mal, zekat ile korunurmuş. Zekat bu kadar önemli mi? · Zekat nisabı nedir, Nasıl hesaplanır ? · Zekat ne zaman verilir? Anne ve babaya zekat verilir mi? · Hangi maldan zekat verilir? · Zekat verirken nelere dikkat etmeli? · Harbi veya zimmi olan gayrı müslime kurban eti ve sadaka-zekat verilir mi? · Zekatla ilgili diğer hak mezheplerimizin hükümleri hakkında da bilgi verir misiniz? · Bazı kimseler, para paradır, kağıt para ile niye zekat verilmez ki diyorlar. Doğrusu nedir? · Zekat veya sadaka istemek uygun mudur? Dilenmekteki Ölçü · Memur; fıtra, zekat alabilir mi? · Bazı kimseler, hile ile zekatı ortadan kaldırmak istiyorlar. Aynen iskat ve devirde olduğu gibi, zengin, zekatını götürüyor, fakire veriyor. · İslamiyet’te, devletin, ticaret malı zekatını da zorla zenginlerden alacağını söyleyen Suriyeli yazarlar vardır. Devlet, zekatı zorla alabilir mi? · Her yıl Şevval ayının üçünde zekat veriyorum. Bu yıl, zekat günü dolmadan Ramazanda versem mahzuru var mı? Bir hoca, (Günü gelmeden zekat verilirse, nafile olur) dedi. Böyle bir şey var mıdır? · Miladi aylara göre zekat verilmez mi? Bey zekat vermezse hanımı mesul olur mu? · Bazı kimseler, Kur'an-ı kerimdeki Fi-sebilillah kelimesini, Allah yolunda olan her kurum ve kuruluş dahil diyerek, dernekten partiye kadar her kuruluşa zekat verileceğini söylüyorlar. Dinimizin bu husustaki hükmü nedir? · Uşur nedir, nelerden ve nasıl verilir? · Zekatın önemi ve vermeyenlerin durumu · Zekatla ilgili diğer meseleler · AÇIKLAMA - KAYNAK
Eğer cevaplandırılmamış soru varsa eklemek için buraya tıklayın. |
| Cevap | · Kendi paramı istediğim gibi harcayamam mı, çok bileziğim var, kendi zekatımı veremem mi? Tarikat dine aykırı olur mu?Kendi paranızı meşru yerlere, dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz. Beyiniz karışamaz. Karışıyorsa, zulmediyor demektir. Onun parasını onun istemediği yerlere harcamanız uygun değildir. Eğer izin almışsanız, dilediğiniz yerlere verebilir, dilediğiniz gibi de harcarsınız. İzinsiz harcamanız doğru olmaz.
Bileziklerinizin zekatını siz vereceksiniz. Kendi paranızdan vermeniz gerekir. Beyinizin hediye ettiği para varsa ondan da verebilirsiniz. Hediye olarak aldığınız para da sizindir. Zekat vermeye beyiniz razı olmasa da, muhakkak vermeniz gerekir. Ondan habersiz verirsiniz. Kocanın razı olması meşru işlerde olur. Siz zekat verdiğiniz için sizden razı olmasa, bunun hiç kıymeti olmaz.
Tarikat, dine aykırı olmaz. Her şeyin sahtesi çıktığı gibi, günümüzde sahte tarikatlar çoktur. Bugün yapılacak iş, eskiden yazılmış, İslam âlimlerinin kitaplarını okumaktır.
Önce dinimizin emirlerini iyi öğrenmek gerekir. Bid’atleri ve haramları dinin emri gibi işleriz de haberimiz olmaz. İslam âlimlerinin kitaplarını okumaya devam etmeniz kâfidir. Bir yere gitmeniz gerekmez.
| · Kadınların takındığı inci, zümrüt ve pırlanta gibi ziynetlerin zekatı olur mu?Kadınların altın ve gümüş hariç, başka ziynet eşyaları, ne kadar çok olursa olsun, zekat nisabına dahil edilmez. Fakat kurban nisabına dahil edilir. Yani nisabın üstünde ziynet eşyası olan kadın zengindir, kurban kesmesi vaciptir.
| · Kız kardeşime zekat olur mu? Bey ve hanımın hesapları ayrı mıdır?Zekat ve fitrenizi zengin değilse kız kardeşinize veya çocuklarına vermenizde mahzur yoktur. Dinimize göre, erkekle hanımının mal varlığı ayrıdır. Birbirine eklenmez. Siz zengin, beyiniz fakir olabilir, siz fakir beyiniz zengin olabilir.
Beyinize ait değil, kendinize ait borcunuz varsa, mevcut paranızdan çıkarırsınız. Altınlarınızı tartıp alacaklarınızla birlikte hesap edersiniz. Hepsinin kırkta birini altın olarak, yeğenlerinize verirsiniz.
Ev, dükkan, araba gibi şeyler zekat nisabına katılmaz. Yani zekatları verilmez.
| · Mal, zekat ile korunurmuş. Zekat bu kadar önemli mi?Kur’an-ı kerimin çeşitli
yerlerinde namaz ile zekat beraber bildiriliyor. (Namazı kılın, zekatı verin) buyuruluyor. (2/43)
Zekatın önemi büyüktür.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Allah’a ve Resulüne inanan, malının zekatını versin!) [Taberani]
(Zekat vermekle müslümanlığınız mükemmel hale gelir.) [Bezzar]
(En faziletli ibadet namaz, sonra zekattır.) [Taberani]
(Hastalarınızı sadaka ile, mallarınızı zekat ile koruyun!)
[Deylemi]
(Allahü teâlâ, malınızın temizlenip güzelleşmesi için zekatı
farz kıldı.) [Hakim]
Zekat
vermeyen büyük günah işlemiş olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Zekat vermeyen kimseye Allahü teâlâ lanet eder.) [Nesai]
(Zekat vermeyen, temiz malını kirletmiş olur.) [Taberani]
(Zekat vermeyen kimse, kıyamette ateştedir.) [Taberani]
(Zenginlerin zekatı fakirlere kâfi gelmeseydi, Allahü teâlâ
onlara ayrıca nafaka verirdi. Aç kalan fakir varsa, zenginlerin zulmü
yüzündendir.) [El-Askeri]
[Eli
ayağı tutup da, çalışabilenlerin zekat istemesi haramdır. İstemediği
halde, kendisine zekat verilirse, alması günah olmaz. Zekat, çalışamıyacak
kadar hasta, sakat olanlara ve çalışıp da güç geçinenlere verilir. Allahü
teâlâ böyle fakirleri de milletin içinde kırkta bir yaratmıştır.]
(Zekat vermeyen bir toplum, rahmetten, iyilikten mahrum kalır.
Hayvanlar da olmasa, hiç rahmet
görmezlerdi.) [Taberani]
(Zekatı verilmeyen mallar, karada, denizde telef olur.) [Taberani]
(Zekatını veren o malın şerrinden korunmuş olur.) [Beyheki]
(Zekat vermeyenin namazı kabul olmaz.) [Taberani]
[Zekat
vermemek büyük günah olduğu için, böyle günahkârın kıldığı namaz, sahih
olup borcu ödenirse de, namazdan hasıl olacak büyük sevaba kavuşamaz.
Her günah da böyledir.]
Peygamber efendimiz,
(Zekatı verilmeyen mallar, yılan olup sahibinin boynuna dolanır) buyurduktan
sonra, şu mealdeki âyet-i kerimeyi okudu:
(Allah’ın
ihsan ettiği mallarda cimrilik edenler [o malların zekatını vermeyenler], iyi ettiklerini [zengin kalacaklarını]
sanıyorlar. Halbuki kendilerine
kötülük etmiş oluyorlar, o mallar Cehennemde, [yılan şeklinde] boyunlarına dolanacak [onları sokacak]) [Âl-i İmrân 180 - İbni Mace]
Bu acı azaplardan kurtulmak için, malların
zekatını, tarla mahsullerinin, sebzelerin, meyvelerin uşrunu vermek
şarttır.
Zekat kırkta bir, uşur onda bir verilir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu
ki:
(Altın ve
gümüşü [malı, parayı] biriktirip
Allah yolunda harcamayanlara [zekatını vermeyenlere] çok acı azabı müjdele! [Zekatı verilmeyen mallar] paralar, Cehennem ateşinde kızdırılıp, sahiplerinin
alınlarına, böğürlerine, sırtlarına [mühür basar gibi] basılacaktır. Bu kendiniz için biriktirdiğiniz
servettir. Biriktirdiklerinizi [azabını] tadın denilecektir.) [Tevbe 34, 35]
(Parantez içindekiler, tefsirlerdeki açıklamalardır.]
Fakire verilen altın,
onu zengin edecek kadar fazla olmamalıdır. Borçsuz fakire nisap miktarı
veya daha çok zekat vermek mekruh olarak caizdir. 10 gr altın kadar
borcu var ise, 100 gr altını alması mekruh olmaz. Altın ile gümüş, ne
niyetle saklanırsa saklansın ticaret eşyası kabul edilir. Nisap miktarı
ise zekatı verilir. “Ev, araba almak için biriktirilen paranın bana
göre zekatı olmaz” diyen mezhepsizlere itibar edilmemelidir.
| · Zekat nisabı nedir, Nasıl hesaplanır ?Daha kolay anlaşılması
için maddeler halinde yazalım:
PRIVATE
1- Zekat nisabı, 20 miskal, yani 96
gr altın veya bu değerde para, ticaret eşyasıdır.
2- Zekat nisabına
malik olan zengindir.
3- Zekata tâbi
malların veya paranın, sene içindeki azalıp çoğalmasına itibar edilmez.
Nisaba malik olduktan bir sene sonra elde kalan mal, nisabı buluyorsa
kırkta biri zekat olarak fakirlere verilir. Nisaptan aşağı ise verilmez.
4- Zekat, kârdan
değil, ticaret malının veya paranın tamamından verilir.
5- Senetli, senetsiz alacaklar
nisap hesabına dahil edilir. Alacaklar tahsil edildikten sonra zekatları
verilir. Daha almadan da zekatları verilebilir.
6- Borçlar, mevcut paradan
veya maldan çıkarılır. Geri kalanın zekatı verilir.
7- Ticaret için
olmayan evler, arsalar, vasıtalar, fabrikalar, demirbaş eşyalar zekat
nisabına dahil edilmez. Ticaret için alınıp ticaret için saklanan malların,
altın, gümüş, yerli ve yabancı paraların ve elden ele dolaşan hisse
senetlerinin zekatı verilir. Evin, apartmanın, arabanın, zekatı olmaz.
Araba, ev ve arsa alıp satan kimse, bunların zekatını verir. Çünkü bunlar
ticaret malı olmuştur. Ev yaptırmak için arsa alan, bunun zekatını vermez.
(Dürer)
8- Bir zenginin bir fakirden alacağı olsa, fakire borç senedini
verip, "Sana alacağım kadar zekat vermeye niyet ettim. Sen de borcuna
karşılık kabul et, böylece ödeşmiş olalım" dese, fakir de kabul
etse, zengin zekatını vermiş olmaz. Çünkü zekat, borç senedi vermekle,
razı olmakla verilmiş olmaz. Ancak mal teslim etmekle olur. Bu zenginin
zekatını fakire vermesi, fakirin de, aldıktan sonra, tekrar zengine
geri vererek borcunu ödemesi lazımdır. Ev kirasını ödeyemeyen fakir
kiracıya, mal sahibi kirayı almadan ona bağışlasa, bu para zekat yerine
geçmez sadaka olur. (Redd-ül muhtar)
9- Zekat verirken bilezik,
yüzük gibi altınların işçilik ve sanat değerine değil, ağırlığına itibar
edilir. Yani 12 ayardan fazla olan bütün altınlar, tartılır. Kırkta
biri zekat olarak verilir.
10- Bilezik, zincir,
küpe, yüzük gibi çeşitli ayarlarda altını olan kimse, bunların içinden
en yüksek olanının ayarından vermesi evla, ortalamasını hesap ederek
vermesi caiz, en düşüğünden vermesi ise, mekruhtur.
11- Kadınların altın ve gümüşten
başka diğer süs (ziynet) eşyaları zekata tâbi değildir. Pırlanta, elmas
gibi ziynet eşyalarının zekatı verilmez. Şafii'de ise, kadınların altın
ve gümüş dahil süs olarak taktıkları ziynetlerin zekatı verilmez. (Hidaye)
12- Zekata tâbi mallar, altın liraların en düşüğünün alış fiyatına
göre hesap edilir.
13- Kadının nisabın
üstünde bileziği varsa, zekatını kendisi verir. Yahut, (Benim zekatımı
sen bir fakire ver) diye kocasını veya başka birini vekil ederse, vekil
kendi parası ile zekatı verebilir.
14- İmameyne göre, borçlu
ve fakir kimseye, hanımı zekat verebilir. (Mevkufat)
15- Namaz kılmayan, oruç tutmayan bir müslümanın da zekat vermesi
lazımdır. Nasıl olsa, oruç tutmuyorum, zekatımı da vermeyeyim dememelidir!
Hiç değilse, borcun birinden kurtulmalıdır!
16- Borcu olmayan
fakire nisap miktarı veya daha çok zekat vermek mekruhtur.
17- Zekat verirken,
"zekatım" demeye lüzum yoktur. "Hediyem" denilse
de caizdir.
18- Zekat, ticareti yapılan
maldan veya değeri altın olarak verilir.
19- Hisse senetlerinin
nâma [isme] ve hâmiline [taşıyana] yazılı olanları vardır. İsimsiz,
hâmiline yazılı olanların devir kabiliyetleri vardır. Yani döviz gibi
elden ele dolaşır. İstendiği zaman satılabilir. Bu senetler ticaret
malı gibi, zekatın hesap edildiği tarihteki piyasa değeri üzerinden
nisaba dahil edilir. Nâma yazılı hisse senedi alan, sene sonunda, fabrikanın
demirbaş mallarının haricindeki parasını zekat nisabına dahil eder.
20- Gölde yetiştirilen balıklar
satılınca, bu para diğer zekata tâbi mallarla beraber nisaba ulaşırsa
zekatı verilir. Birkaç ineği olup çok süt satan, ineklerin zekatını
vermez, fakat sene sonunda sütten elde ettiği para zekat nisabına dahil
edilir.
21- Zekat, farz olduktan
sonra verilir. Nisaba ulaşıp zengin olan, zengin olduğu tarihi kameri
aya göre bir yere yazar. Mesela, 3 Recebde
zengin olmuşsa, bir yıl sonra Recebin üçü gelince yine nisap kadar parası
ve ticaret malı varsa zekatını verir. Ramazan ayını beklemez.
22- Bir kimse, ana-babasına,
dedelerine, büyük annelerine, evlatlarına, torunlarına, hanımına ve
kâfire zekat veremez. Fakir olmak şartı ile bir kimse gelinine, damadına,
kayınvalidesine, kayınpederine, kayınbiraderine, üvey çocuğuna zekat
verebilir. Hala, amca, dayı, teyze gibi akrabaya zekat vermek daha çok
sevap olur. (Mevkufat)
Zenginlik nisabını yeniden
ele almalı diyorlar. Zekat nisabı belli değil midir?
CEVAP
Gazeteleri okuyan,
TV’leri seyredenler, sanki din yeni ortaya çıkmış gibi, hakiki İslam
âlimlerince açıklanıp, onaylanıp 14 asırdır uygulanan dini hükümleri
değiştirmeye kalkanlar çıkıyor. Kimi tesettürü kaldırıyor, kimi bayanlara
hayz ve nifas hallerinde namaz kıldırıyor, kimi kaderi inkâr ediyor,
(Fakirlik kaderimiz değil) diyerek, güya alınyazısını değiştirmeye kalkıyor.
Kimi haricileri, İslam tarihinde ilk demokrat ve cumhuriyetçi fırka
diye övüyor.
Kimi yakında kıyamet
kopacak diyor. Hele tuhaf biri, (İstanbul’da büyük deprem olacak, 5
milyon kişi ölecek, aklı olan İstanbul’u terk etsin) diyor. Kıyametin
ne zaman kopacağını Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği Kur’an-ı
kerimde yazılıdır. Depremin de bugün için önceden bilinmesi mümkün değildir.
Gaybdan haber verircesine, milleti sıkıntıya sokmak haramdır.
Dünyada da reform hareketi
sürüyor. İslamın beş şartından biri olan namazı, sahih olmasın diye
vakti girmeden kıldıran yerler var. Sahih olmaması için hac bir gün
önce yaptırılıyor. Zekat, altın, gümüş veya ticaret ettiği maldan verilmesi
gerekirken, ticaret malından değil de, başka maldan veriliyor. Böylece
zekatlar da sahih olmuyor. Şimdi de kurban ibadeti kaldırılmak isteniyor.
Kurban kesilmeyip parası yoksullara verilmesi isteniyor. Dinimiz, (Muhtaç
insanlar olduğu zaman kurban kesmeyip parası yoksullara verilsin) diyemez
miydi? Peygamber efendimiz böyle bir şeyi düşünememiş
mi, 1400 yıldan beri gelen âlimler düşünememiş mi?
Son olarak da zenginlik
nisabını yeniden ele alıp bozmaya çalışanlar var. Dinimiz kâmil değil
midir? Eksik olan nesi vardır? Namazın, orucun, zekatın, nisabın yeni
bir şekli olur mu? Reformcu, (Dine göre, malların değeri değişmiş, kim
zengin, kim fakir belli değil. Mesela ortalama 40 davarın değeri 2.5
milyar, beş devenin bedeli 5 milyar, 30 sığırın bedeli 10 milyar. Gümüşe
göre 60, altına göre 500 milyondur. Bunun ortalamasını almak gerekir.
Siz, 500 milyonu olanı zengin sayar, 29 sığırın bedeli olan 9 milyarlık
adamı fakir sayarsanız, bu adaletli olmaz) diyor. Biri çıkıp da niye
dinimizle oynuyorsunuz demiyor.
Böyle bir teklifi,
ya dini bilmeyenler veya dini kasten bozmak isteyenler yapar. Dinimizde,
bir adamın 29 ineği ve 39 koyunu ve 4 devesi olsa, ayrıca 50 gram da
altını olsa zekat vermez. Hatta yün için, yük taşımak için, binmek için
olan hayvanları varsa onların da zekatı olmaz. Çünkü deve, sığır gibi
başka cinsten sâime hayvanlar, birbirlerine ve ticaret eşyasına eklenmezler.
Bu kadar mala sahip olan kimse, yaklaşık 20 milyarlık bu insan zekat
vermez. Din böyle bildirmiş. Sen bunları birbirine ilave edersen dinin
bildirdiği yolu bırakmış olursun. Bu kadar malı olmayıp da 100 gram
altını olan kimse, dinen zengindir. Zekat vermesi gerekir. Reformcunun
(malı çok olan zekat vermiyor da, malı az olan zekat veriyor) demesi
yersizdir. Hatta bir kimse, fakir de olsa, toprak mahsullerinin uşrunu
vermesi gerekir.
Problem diye çıkarılan
bu meseleler, kitaba uymamaktan ileri gelmektedir. Dinimiz eksik değildir.
Kitaplara göre amel edilirse, hiçbir mesele kalmaz. Kitaplarda eşyanın
değeri, dövize, koyuna, sığıra veya deveye göre tayin edilmez. (Keşf-i rümûz)
kitabında (Eşyanın kıymetleri altın ve gümüş ile anlaşılır) deniyor.
Şimdi, gümüşün altına nazaran kıymeti, yedide birden çok düşük olduğu
için, zekat hesaplarının yalnız altın lira ile kıymetlendirilmesi lazım
olduğu İbni Abidin’de bildirilmektedir.
Ticaret eşyasının kıymeti,
para olarak kullanılmayan altın ve gümüş ile hesap edilmez. Hükümet
tarafından damgalı altın liralardan kıymeti en az olanı ile hesap edilir.
Kitaba inananlar için işin esası budur.
Fakirin lehine diye
saçmalama
PRIVATE
k
PRIVATE
Dinde yenilikçi bir yazar, fakirin lehine diyerek zenginlikteki
nisap miktarını 96 gramdan 80’e indiriyor. Yaptığı dinde reform değil
midir?
CEVAP
Ölçü birimleri, Şer’i
birimler, Urfi birimler olmak üzere ikiye
ayrılır. Şer’i birimler, Peygamber efendimizin zamanında kullanılan
birimlerdir. Urfi birimler, şer’i birimlerden farklıdır. Urfi birimler, hükümetin kabul ettiği birimlerdir. Altının
nisabı 20 miskaldir. Bir miskalin
ağırlığı dört mezhepte farklıdır. Hanefi’de bir miskal,
20 kırât’tır. Bir kırât-ı şer’i ise, kabuksuz,
uçları kesilmiş, kuru 5 arpadır. Hassas terazi ile bu vasıftaki 5 arpanın
0,24 gr olduğu tespit edildi. Şu halde bir şer’i miskal,
yüz arpadır, yani, 4,8 gramdır. 20 miskal
altın ise (20x4,8) = 96 gramdır.
Urfi kırâtın ağırlığı olan 0,20 ile çarpılırsa, bulunan 4 gr, miskalin ağırlığı olmaz. Altının nisap miktarını bu yanlış
miskale göre yapıp, 4x20 = 80 gr demek doğru olmaz. İbni Âbidin
hazretleri, mal zekatı kısmında, (Kırât-ı urfi
4 arpadır) buyuruyor. Yazar, (Önceleri İslam âlimlerine uyarak altının
nisabının 96 gr olduğunu açıklamıştım. Fakat fakirin lehine olduğu için
şimdi 80 gramı esas alıyorum) diyor. Fakirin lehi her yerde, her zaman
dinde ölçü olur mu? Madem ölçü oluyorsa, ne diye 70 gr değil de, 80
gr alınıyor? 10 gr alınsa fakirin daha lehine değil midir? Hatta bu
ölçüyü temelli kaldırsalar, fakirlerin lehine olmaz mı? Âlimlerin bildirdiği
ölçüye uymadan, fakirin lehine diye altının nisap miktarını değiştirmek
dinde reform olur. Kendi görüşüne göre dini değiştirmeye kalkan reformculara
itibar etmemelidir! Mutlaka muteber bir kitaptan kaynak istemelidir!
Dini emirler çağa göre değişmez
Her yıl, zekat için
20 miskal altından, fıtra için şu kadar ölçek
un veya buğdaydan söz edilir. Buna ne lüzum vardır? Zekat ve fıtra miktarlarının
Türkiye’de TL’ye, Almanya’da Euro’ya göre
hesaplanıp ilan edilmesi gerekmez mi? Bir de Şafiiler, deterjan varken,
toprakla necaset temizliyorlar. Niçin zamanımıza uymuyorlar?
CEVAP
Dini kuran biz değiliz
ki, değiştirme yetkisi bizde olsun! Dinimize ilave ve çıkarma yetkisi
kimsede yoktur. Dinde yapılacak değişikliklere bid’at denir. Hadis-i
şerifte buyuruldu ki:
(Her bid’at dalalettir, dalalet ehli de Cehennemdedir.) [Müslim]
Dinimiz, zekat, fıtra ve kurban nisabının
ve eşyanın kıymetlerinin altın ve gümüş ile tespit edileceğini bildirmektedir.
(Keşf-i rümûz)
Nisap miktarları, resmi damgalı, altın
veya gümüş paralardan, kıymeti en az olan ile hesap edilir. Para olarak
kullanılmayan altın ve gümüş ile hesap edilmez. Kıyamete kadar böyledir.
Mesela bugün, Aziz, Hamit gibi altınlardan
kıymeti en az olan ile hesap edilir. 20 miskal
altını veya bu değerde ticaret malı olan kimse, dinen zengin sayılır.
Bu malın üzerinden bir sene geçmişse, zekatını verir. (R. Muhtar)
Koyun zekatı kırkta birdir. Kırk koyunu olan, birini zekat
verir. Bunu otuzda bir veya ellide bir yapmaya hiç kimsenin yetkisi
yoktur. Sadaka-i fıtr için de belli ölçekte
buğday, un, arpa, hurma ve kuru üzüm verilir. Yani bunların bildirilen
miktarı ölçü olarak alınır. Muza göre veya cevize göre olmaz. Dinimiz
neyi bildirmişse, o ölçü alınır. Mesela dinimiz, (Fıtra olarak, 3500
gr arpa veya değeri kadar altın veya gümüş verilir) diyorsa, Kıyamete
kadar bu böyle devam eder. Karadenizli fındığı, Akdenizli portakalı
ölçü alamaz.
Dini kim koydu ise, değiştirme yetkisi de ondadır. Çağa göre
dini emirler değişmez.
Her çağa göre yeni yorum
getirilmez. Çağa göre tefsir olmaz. Şafii mezhebinde, köpek bir yere
yaş olarak dokunursa, orasını bir defa topraklı olmak üzere yedi defa
su ile yıkamak gerekir. (Bugün sabun ve deterjan var, toprakla yıkamaya
lüzum yok) denemez. Dinimizin bildirdiği emirlere aynen uyulur. Uymak
istemeyenlere sözümüz yoktur.
| · Zekat ne zaman verilir? Anne ve babaya zekat verilir mi?Zekat, farz olduktan sonra verilir. Nisaba ulaşan, zengin olduğu tarihi, kameri aya göre bir yere yazar. Mesela, 3 Recebde zengin olmuşsa, bir yıl sonra Recebin üçü gelince yine nisap kadar parası ve ticaret malı varsa zekatını verir. Ramazan ayını beklemez. Günü gelmeden zekat vermekte de mahzur yoktur, çok iyi olur. Hatta gelecek birkaç yılın zekatını önceden vermek de caizdir. Bir kimse, zekatını yanlış hesap edip, bir altın zekat vermesi gerekirken iki altın hesap etse, fakire verdikten sonra tekrar hesap etse, bir altın vereceğini anlasa, ikinci yıl vereceği zekata bu bir altını mahsup eder.
Zekatı acele etmeden bir yıl içinde vermek gerekir diyen âlimler var ise de, acele edip, hemen vermek vaciptir. Özürsüz geciktirmek mekruh olur. Şafii ve Maliki’de, zekat farz olunca, hemen vermek farzdır. Hadis-i şerifte, (Zekat vermekte acele ediniz!) buyuruldu. (İbni Mace)
Ana babaya, dedeye, büyük anneye, evlada, toruna, hanıma ve kâfire zekat verilmez. Fakir olmak şartı ile geline, damada, kayınvalideye, kayınpedere, kayınbiradere, üvey çocuğa zekat verilir. Hala, amca, dayı, teyze gibi akrabaya zekat vermek daha çok sevap olur.
| · Hangi maldan zekat verilir?Zekatın hangi maldan
verileceğini birçok müslüman bilmemektedir. Zekat olarak verilecek mallar
yerine, bunların kıymetlerini de vermek caizdir. Kıymet denilince, altın
ve gümüş anlaşılır, başka mal, çek, senet, para veya döviz anlaşılmaz.
Çünkü eşyanın kıymeti altın ve gümüş ile anlaşılır. (Keşfi rümuz-i gurer)
Fülus [bakır] paraların
kıymetleri nisabı bulunca zekat olarak, bu fülusun değerlerinin kırkta
birini gümüş olarak vermek gerekir.
(M.Seade)
Bakır paranın zekatı,
aynı cins bakır paradan verilmez, gümüş olarak verilmesi gerekir. (İmam-ı Ebu Yusuf buyurdu ki, toprak sahiplerinden
uşur ve zekat olarak, altın ve gümüş yerine, başka geçer akçe [para]
almak haram olur. Her ne kadar bunlar, herkesin kabul ettiği damgalı
para ise de, altın değil, bakır paradır.) (Redd-ül
muhtar)
Altın ve gümüş olmayan,
tedavüldeki para ile zekat verilmez. Zekat, ya altın veya gümüş, yahut
ticareti yapılan maldan verilir. İmam-ı
Nesefi hazretleri buyuruyor ki: Bir zengin, yemek satın
alıp fakire yedirse, zekat vermiş olmaz. (Zahire)
Zekat olarak, erkek
deve verilmez. Erkek develerin zekatı bile dişi deve olarak verilir.
Dişi devesi yoksa
değeri kadar altın veya
gümüş verilir. Başka mal verilmez. (Hindiyye)
Zekat olarak altın ve
gümüş yerine, bunların kıymeti kadar uruz vermek sahihtir. (M.felah)
Ticaret malına uruz
denir. Elbise tüccarı, ya uruz yani ticaretini yaptığı elbiseden veya
değeri kadar altın, gümüş verir. (Tahtavi)
Fakire verilen altın, onu zengin edecek
kadar fazla olmamalıdır. Borçsuz fakire nisap miktarı veya daha çok
zekat vermek mekruh olarak caizdir. 10 gr altın kadar borcu var ise,
100 gr altını alması mekruh olmaz. Altın ile gümüş, ne niyetle saklanırsa
saklansın ticaret eşyası kabul edilir. Nisap miktarı ise zekatı verilir.
Kira ve zekat
Bugün fakir için kiralık
ev çok mühimdir. Fakat zengin zekatına mahsuben fakiri evinde oturtamaz.
Çünkü bir zengin, zekatına mahsuben, bir fakiri evinde oturtsa zekat
vermiş olmaz.
| · Zekat verirken nelere dikkat etmeli?Malını israf edene zekat
vermek layık değildir. Salih olmayan fakir müslümana da, zekat vermek
sahihtir. Fakat salihleri tercih etmek çok sevaptır. Fasığa zekat vermek,
kıraç yere ekin ekmeye benzer, bire 3-5 alınabilir. Salihlere vermek
ise, mümbit toprağa ekin ekmeye benzer. Sulak, verimli toprağa tohum
atılırsa daha çok mahsul alınır.
Kâfir, her ibadet gibi
zekat vermekle de mükellef değildir. Gayrı müslime zekat vermek caiz
değildir. Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem, Muaz bin Cebel hazretlerini
Yemen’e gönderirken, zekatın, uşrun, kimlerden alınıp kimlere verileceğini
bildirirken, (Müslüman zenginlerinden
al, fakirlerine ver) buyurmuştur. (Buhari)
Bu hadis-i şerifi açıklayan
âlimler, zekatın müslüman zenginlerden alınacağını ve onların [müslümanların]
fakirlerine verileceğini, gayrı müslime verilmeyeceğini bildirmişlerdir.
Hiçbir anlaşma ve hile
olmadan, bir zengin, fakire zekat verse, fakir de, aldığı zekatı zengine
hediye etse, zekat verilmiş olur. Herkes malını istediği kimseye hediye
edebilir. Fakir aldığı zekatı, zengine hediye edebilir. Zenginin bunu
alması helal olur. Çünkü fakir kendi rızası ile, kendi mülkü olan malı
vermiştir. (Eşiat-ül lemeat)
Zekat vermemek için
hile yapmak zulüm olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Zenginlerin zekatı fakirlere kâfi gelmeseydi, Allahü teâlâ
onlara ayrıca nafaka verirdi. Aç kalan fakir varsa, zenginlerin zulmü
yüzündendir.) [El-Askeri]
| · Harbi veya zimmi olan gayrı müslime kurban eti ve sadaka-zekat verilir mi?Zimmi, İslam idaresi altında yaşayan gayrı müslim vatandaş
demektir. Harbi, zimmi olmayan gayrı müslim demektir.
Dört mezhepte de, gayrı müslime zekat verilmez. Yine dört mezhepte
de herhangi bir fayda umularak gayrı müslime sadaka verilebilir. Hanefi’de
harbi olan gayrı müslime de kurban eti verilebilir. Fakat Şafii mezhebinde
kurban eti verilmez. Aslında her türlü sadakayı salihlere, iyilere vermek
elbette faziletlidir. Herhangi bir sebeple, mesela, İslamiyeti sevdirmek
için fasıklara, kâfirlere de vermek caizdir.
| · Zekatla ilgili diğer hak mezheplerimizin hükümleri hakkında da bilgi verir misiniz?Hanefi’de zekat nisabı 96 gr, diğer
üç mezhepte 69 gramdır.
Hanefi’de çocuğun ve delinin malından zekat verilmez. Diğer üç mezhepte verilir.
Şafii’de zekatı en
az üç sınıfa vermek gerekir, diğer
üç mezhepte, yalnız bir sınıfa bir fakire vermek kâfidir.
Zekat farz olur olmaz,
Hanefi ve Hanbeli’de hemen vermek lazım değildir.
Şafii ve Maliki’de, zekat farz olunca, hemen ayırıp vermek farzdır.
Zekat vermemek için
sene dolmadan malını birisine hediye eden veya satan, hile yaptığı için
günahkâr olursa da, Hanefi
ve Şafii’de zekattan düşer, Maliki ve Hanbeli’de zekattan düşmez.
Fakirdeki alacağı zekata
saymak Maliki’de caiz, diğer üç mezhepte caiz değildir.
Şafii ve Hanbeli’de gücü kuvveti yerinde olup çalışabilen
fakire, zekat vermek caiz değil, Hanefi ve Maliki’de caizdir.
Maliki ’de sene dolmadan
zekat verilmez, diğer üç mezhepte
vermek caizdir.
Zekatı başka şehre göndermek
Hanefi’de mekruh, diğer üç mezhepte hiç caiz değildir. Eğer
gönderdiği şehirde daha uygun kimseler varsa, zekatı başka şehre göndermek
mekruh olmaz.
Hanefi’de sebzelerin
uşru verilir, diğer üç mezhepte
verilmez. Hanefi’de meyvelerin
uşrunu tartmadan vermek caiz değildir, diğer
üç mezhepte ise, tahmini olarak hesaplayıp vermek caizdir. Balın
uşru Şafii ve Maliki’de verilmez, Hanefi
ve Hanbeli’de verilir.
Hanefi’de kadının ziyneti zekata tabidir. Diğer üç mezhepte tabi değildir.
Altın ve gümüşten başka
madenlerin zekatı Maliki
ve Şafii’de verilmez, Hanefi ve Hanbeli’de her
madenin zekatı verilir. Hatta Hanbeli’de,
sürme taşı gibi yerden çıkan şeylerin zekatı verilir.
Hanefi ve Hanbeli’de maden zekatı % 20, Şafii ve Maliki’de % 2.5’tur.
Maliki’de dedeye ve
toruna zekat vermek caiz, diğer
üç mezhepte caiz değildir.
İmam-ı a’zama göre ve
Hanbeli’de kadın zekatını
kocasına veremez, Şafii’de
ve İmameyne göre verir. Maliki’de
ise koca, aldığı zekatı hanımının nafakasına harcamazsa caizdir.
| · Bazı kimseler, para paradır, kağıt para ile niye zekat verilmez ki diyorlar. Doğrusu nedir?Günümüzde herkes, dinden bahseder, aklına göre
fetvalar verir. Niye böyle olmasın ki, bence bal gibi olur diyorlar.
Allah ne emrediyor, Peygamberimiz ne buyuruyor, din kitaplarımız ne
yazıyor demiyorlar. Akla göre ölçü olsa, akıl sayısı kadar din olur.
Onun için dinde nakil esastır. Bazı kimseler, para paradır, kağıt para
ile niye zekat verilmez ki diyorlar. Şimdi bu konudaki muteber din kitaplarındaki
ifadelere bakalım:
Zekat olarak verilecek mallar yerine, bunların kıymetlerini
de vermek caizdir. Kıymet denilince, altın ve gümüş anlaşılır, başka
mal, çek, senet veya paralar anlaşılmaz. Çünkü eşyanın kıymeti altın
ve gümüş ile anlaşılır. (Keşfi
rümuz-i gurer)
Fülus [bakır] paraların kıymetleri nisabı
bulunca zekat olarak, bu fülusun değerlerinin
kırkta birini gümüş olarak vermek gerekir. (Miftah-üs-seade)
Bakır paranın zekatı, aynı cins bakır paradan verilmez, gümüş
olarak verilmesi gerekir. İmam-ı
Ebu Yusuf hazretleri buyurdu ki:
(Toprak sahiplerinden uşur ve zekat
olarak, altın ve gümüş yerine, başka geçer akçe [kağıt para] almak haram olur.
Her ne kadar bunlar, herkesin kabul ettiği damgalı para ise de, altın
değil, bakır paradır.) (Redd-ül-Muhtar)
Altın ve gümüş olmayan, tedavüldeki para ile zekat verilmez.
Zekat, ya altın veya gümüş, yahut ticareti yapılan maldan verilir. İmam-ı Nesefi hazretleri
buyuruyor ki:
(Bir zengin, yemek satın alıp fakire yedirse, zekat vermiş
olmaz.) (Zahire)
Zekat olarak altın ve gümüş yerine, bunların kıymeti kadar
uruz [Ticaret malı] vermek sahihtir. Elbise tüccarı, ya ticaretini yaptığı
elbiseden veya değeri kadar altın, gümüş verir. (Tahtavi)
Zekat olarak, erkek deve verilmez. Erkek develerin zekatı bile
dişi deve olarak verilir. Dişi devesi yoksa değeri kadar altın veya
gümüş verilir. Başka mal verilmez. (Hindiyye)
Niye dişi deve verilmesi gerektiğini bilemeyiz. Deveye
binilir, eti yenir, yük taşır. Dişi devenin erkek deveden farkı var,
süt verir, yavru doğurur. Fakat dişi deve, erkek deve olmadan yavru
doğuramaz. Buna rağmen dinimiz erkek deveyi zekat olarak vermeyi caiz
görmemektedir. Bir bakkal, dükkanında sattığı mallardan zekat
verebilir, konfeksiyon malından zekat veremez. Bir konfeksiyoncu da,
ceket pantolon gibi sattığı mallardan zekat verebilir, pirinç, yağ gibi
bakkalın sattığı mallardan zekat veremez. Bir eczacı ancak, sattığı
ilaçları zekat olarak verebilir. Yahut altın olarak verir. Konfeksiyon
veya bakkal malzemeleri veremez. Halıcı
veya mobilyacı ancak ticaretini yaptığı, sattığı malları zekat olarak
verebilir. Halıcı mobilya, mobilyacı halı veremez.
Bazıları (Fakire ne
versen alır, yeter ki ver, fakir razı olur) diyorlar. Evet fakir
razı olur. Fakat fakirin rızası önemli değildir, önemli olan Allahü
tealanın rızasıdır. Kumarda da, faizde de, zinada da tarafların rızası
vardır. Ama Allahü teâlânın rızası yoktur. Önemli olan Allahü teâlânın
emridir. Niye?, Niçin? demeden kitaplarda ne yazıyorsa ona uymak gerekir.
Aklını kullanarak, niye altın veya ticareti yapılan maldan zekat veriliyor
da, başka maldan ve kağıt paradan zekat verilmiyor? demeye kimsenin
hakkı yoktur.
Dine uygun
çare aramak
Hile-i şeriyye, harama düşmemek için kurtuluş çaresini bulmak
demektir. Haramı helal veya helali haram yapmak için hile-i şeriyye
yapılmaz. Yahut birinin hakkına mani olmak veya haksız mal ele geçirmek
için hile yapmak caiz olmaz. Farzdan kurtulmak veya haram işlemek için
hile yapmak haramdır. Buna hile-i şeriyye değil, hile-i bâtıla denir.
Bir şey, farz veya haram olmadan önce, farz veya haram olmasını önlemek
caizdir. Buna hile-i şeriyye denir.
Muteber eserlerde buyuruluyor ki:
Haramdan kurtulmak
ve helale kavuşmak için hile-i şeriyye yapmak caiz ve iyidir. Böyle
hilenin caiz olmasına senet, Sad suresinin 44. âyetidir. Bu âyet-i kerime,
Eyüp aleyhisselam, hanımına yüz sopa vurmaya yemin edince, bu yemini
yapmaktan kurtulması için yapılacak hile-i şeriyyeyi bildirmektedir.
(Hindiyye)
Said bin Sad hazretleri anlatır:
"Babam Sad, Resulullahın
yanına, hasta, sarsak birini getirdi. Suçunu söyleyip ceza verilmesini
istedi. Peygamber efendimiz, (Buna üzerinde yüz filiz bulunan bir
dal ile bir kere vurunuz!) buyurdu. Böylece bir vurmakla, yüz sopa
vurulmuş, had cezası yapılmış oldu. (Eşiat-ül-lemeat)
Âyet-i kerime ve hadis-i
şerifte bildirilen hususlar da, hile-i şeriyyenin caiz ve iyi olduğunu
göstermektedir. İmam-ı a'zam hazretleri de hile-i şeriyyenin caiz olduğunu
bildirmiştir.
Zaruret olmadıkça;
hiçbir sebep ile ödünç para alıp, faiz ödemek caiz değildir. Zaruret
başkadır, ihtiyaç başkadır. Zaruret, kendinin veya nafakası lazım olanların
aç, susuz, çıplak veya sokakta kalarak hasta olması demektir. Zaruret
olunca, yani ölümden veya hastalıkla, bir uzvun yok olmasından korku
olunca, helal yol bulunamazsa, faizle ödünç alınıp, bununla zaruret
giderilir.
Nafakaya muhtaç olup,
çalışamayan ve faizsiz ödünç bulamayan kimsenin nafaka için, faiz ile
ödünç alması caiz olur ise de, böyle kimsenin, krediyi muamele satışı
yolu ile alması iyi olur. Mesela, on altın alıp, üç ay sonra on iki
altın ödemek isterse, on altını alırken, kalem, defter, kitap gibi herhangi
bir şeyi de iki altına satın alıp, on iki altın borçlanır. Bunun gibi
haram işlemekten kurtuluş yolu aramaya hile-i şeriyye denir. Zarurete
düşenin, ibadetini kaçırmaması veya haram işlememesi için hile-i şeriyye
yapması lazım olur. İslamiyete uymaktan kaçmak için çare aramaya hile-i
bâtıla denir ki, haramdır.
Zekatı fakire veya vekiline, altın olarak verip sonra bunu
kağıt paraya çevirmek, hile-i şeriyye olur. Zekatı, sadaka-i fıtrı, nezri ve kurbanı, kaza etmeden fakir olan, hile-i şeriyye
denilen kolaylıkla, bunları kaza edebilir.
Eşini üç talakla boşayan müslümanın, nikahı kendi mezhebine
uygun, fakat diğer üç mezhepten birine uygun değil idiyse, o mezhebi
taklit ederek yeniden nikah yapar. Bu da hile-i şeriyye olur.
100 gam bileziği olan muhtaç bir kadın, dinen zengin sayılır.
Zekat vermesi ve kurban kesmesi gerekir. Eğer bu muhtaç kadın, kurban
kesmemek için, kurban bayramında sefere çıksa, bayramdan sonra memleketine
gelse, artık kurban kesmesi vacip olmaz. Zekat vermemek için de, bileziklerinin
yarısını çocuğuna hediye etse, zekat vermekten kurtulur. Fakat zekat
farz olmadan önce yapılan böyle hile, imam-ı Muhammed’e
göre mekruh, imam-ı Ebu Yusuf’a göre caiz olur.
Kağıt liraların zekatını vermek için hile-i
şeriyye
Bütün kitaplar, (kağıt liraların zekatı, altın olarak verilir.
Kağıt olarak verilmez) diyor. Kağıt liraların zekatını verebilmek için,
(Hile-i şeriyye) yapılır. Bunun için, zengin, zekat olarak ayırdığı
kağıt liraları fakire verip, bu zekatımı vermek için, seni vekil yaptım
der. Fakir, kağıt liraları alıp, (bunları, altına çevirmeye niyet ettim.
Zekat olarak altınları kendime aldım ve bunları kağıt liralara çevirdim)
der. Zenginin zekatı İslamiyete uygun olarak verilmiş olur.
Borçlusuna zekat vererek
onu borçtan kurtarmak için, (Sana zekat vereceğim. Fakat, senden alacağımı,
vereceğim zekatıma karşılık sayıyorum. Sen de kabul et!) demek caiz
olmaz. Zekatı fakire vermesi, fakirin de aldığını zengine geri vererek
borcunu ödemesi lazımdır. Fakirin geri vermesine güvenemeyen alacaklı
için, (Fetava-yı Hindiyye)nin
altıncı cildi sonunda diyor ki, (Alacaklı, güvendiği bir kimseyi borçlusuna
göstererek, sana vereceğim zekatı teslim almak ve sonra senin bana olan
borcunu ödemek için, bunu vekil yap der. Fakir de o kimseyi böylece
vekil yapar. O kimse zekatı alınca, aldığı mal, fakirin mülkü olur.
Sonra, bunu zengine geri vererek, fakirin borcunu ödemiş olur.
İki kimsenin bir fakirden
alacakları olsa, bunlardan biri, fakire alacağı kadar zekat verip, onu
kendine olan borcundan kurtarmak istese, fakire o kadar zekat verir.
Sonra, alacağını fakire sadaka eder. Yani helal eder, bağışlar. Sonra
fakir, elindeki zekatı bu zengine hediye eder. Yahut fakir, borcu kadar
altını birisinden ödünç alıp zengine hediye eder. Zengin bunu zekat
niyeti ile bu fakire geri verir. Sonra, fakiri borcundan ibra eder.
Yani, ona bağışlar. Fakir, zekat olarak aldığı altınları, evvelce ödünç
almış olduğu kimseye geri verir. Zekat ile [ve nezr edilen mal ile]
hayrat ve hasenat yapılamaz. Yapmak için, bunları tanıdığı bir fakire
verir. Fakir de, bunlar ile o hayırlı işleri yapar.)
Bunlardan anlaşılıyor
ki, kağıt para ile zekat verebilmek için, vereceği kağıt paranın değeri
kadar altın lira ağırlığındaki altın ziynet eşyasını hanımından veya
bir tanıdığından ödünç alır. Altınları, tanıdığı veya akrabasından bir
fakire zekat niyeti ile verir. Böylece kağıt paraların zekatı verilmiş
olur. Sonra, fakir bu altınları bu zengine hediye eder. Zengin de alıp,
sahibine geri vererek borcunu öder. Zekatı verilmiş olduğundan, zengin
zekat vermek için ayırmış olduğu elindeki kağıt paraların bir kısmını
bu fakire verir. Geri kalanı her türlü hayrata ve hasenata verir. Fakir
de bu hayratın sevaplarına kavuşmak isterse, zekat olarak aldığı altınları
bu zengine satar. Sonra, hayırlı işler yapması için zengini vekil edip,
kağıt paraları zengine geri verir.
Dört mezhep ilimlerinde mütehassıs, büyük âlim, seyyid Abdülhakim
Arvasi buyurdu ki:
(Kağıt paraların kıymeti, kıymeti itibariyyedir.
İtibardan düşünce, kıymeti kalmadığı için, fıtra ve zekatı, kağıt para
ile vermek caiz olmaz. Kağıt ile, önce verilmiş zekatlar, altın ile
devredilerek, kaza edilmeli. Hacdan başka, diğer mali ibadetlerin kazası
devir yolu ile yapılır.) (Cennet
Yolu İlmihali)
Bir okuyucunun
sualleri
Zekatı altınla verince fakir de gidip kuyumcuda bozduruyor.
Kuyumcu da bundan % 10 kazanıyor; verdiğimiz zekatın bir kısmı kuyumcuya
gidiyor, bu adaletsizlik değil mi?
CEVAP
Dinin emrinde yanlışlık
olmaz. Bir yerden ödünç bilezik vesaire altın alırsın, zekatı verirsin.
Fakire dersin ki eğer istersen bu altını bana sat, kuyumcu % 10 kâr
eder, senin % 10 zararın olur. O da kabul ederse elinde vereceğin
zekat parası ile bu altınları alırsın. Böylece zekat dine uygun verilmiş
olur, fakir de bir kuruş zarar etmiş olmaz, kuyumcu da % 10 almış olmaz.
Ödünç altınları da götürüp sahibine verirsin. Dinimizde yanlış bir şey
yoktur ve olamaz, her şeyin kolayı ve çaresi vardır.
Ekonomik sistemin ölçütünün
altına endeksli olduğu 80-90 yıl öncesine kadar bu dediğiniz doğru olabilirdi
ama şu an bu dediğinize göre herkes zekat verse ödünç bilezik-altın
bulamamak bir yana o vakit Türkiye’de altın fiyatları şişer, ithalat
olur ve döviz kaybından iflas ederiz. TIR’larla
altına ihtiyaç olur. Ekonomiyi iyi bilen bir büyük âlimin ictihadına
ihtiyacımız var! Ayrıca parayla zekat verilebileceğini söyleyen cemaatler
de var.
CEVAP
Namaz kılmayan
cemaatler var, karısı kızı açık gezen cemaatler var, hiç zekat vermeyen
cemaatler var. Bunlar dinde ölçü olur mu? Ben size dinin hükmünü bildiriyorum
ispat et dersen ispat ederiz. Dinde benim veya falanca cemaatin görüşü
ölçü olmaz. Ölçü dindeki kitaplardır. Zekat verirken TIR’larla
altına niye ihtiyaç olsun ki? Bu kadar abartma olur mu?
Tam müslüman bir
toplumda tırlarla altına ihtiyaç olur. Sizin
söylediğiniz yöntem tam müslüman bir ülkenin ekonomisini altüst eder;
olmaz demiyorum belki bir denge sistemi kurulur ama bana zor bir ihtimal
geliyor.
CEVAP
Zekat dine
uygun verilince bir ülkenin ekonomisinin altüst olacağını söylemek Allahı
ve Resulünü cahillikle suçlamak olur. Allah bilmiyor muydu da böyle
bir sistem kurdu?
Ticaret
mallarının zekatını altınla vermek gerekmez. Neyin ticareti yapılıyorsa
ondan zekat verilir. Bakkaliye üzerinden ticaret yapan bakkaliye
malzemesi verir, konfeksiyon yapan konfeksiyon verir. Saat
satan saat verir.
Hayır ben
altınla vereceğim diyen de altınla da verebilir. Ama sadece elinde kağıt
parası olan (yani ticaret malı olmayan, tüccar olmayanlar) altınla verir.
Trilyoner
olan adamın dahi elinde TIR’larla altın alacak
nakit para bulunmaz. Çünkü fabrikalar,
tezgahlar, evler dükkanlar, atölyeler zekata tâbi değildir. Bunlar çıkınca
adamın elinde ne kalacak ki? Ticaret eşyası olur, onun da zekatını eşya
olarak verir. Hiçbir zengin elinde bu kadar para tutmaz.
Diyelim
Türkiye’nin en zenginlerinden birisi, zekat verecek olsa, bakkaliye
malzemesi olarak marketlerine emir verir, her fakire şu kadar yağ,
şu kadar pirinç, şu kadar deterjan verin der. Böylece zekat bir günde
verilmiş olur.
Bahsettiğin
şekilde zengin olan bir iş adamının, arsaları, daire, villa projeleri,
otomobil fabrikası, ev iş mobilya fabrikaları, halı fabrikası, tekstil
fabrikası, bilgisayar üretimi, beyaz eşya fabrikası
vs. çeşit çeşit üretim dallarında işi
ve mamulü vardır. Zekatını illa altın olarak vermesi gerekmez. Ürettiği
bu mallardan, ki hangisinden isterse, hatta satılamayan stoku birikmiş
malı hangisi ise zekatının hepsini ondan da verebilir. Elinde nakit
olarak para bulundurmaz, bulundursa bile, onun da zekatını ticareti
yaptığı herhangi bir maldan verebilir.
Buna rağmen
kimse zekatını altın olarak vermez, vermesine de lüzum yoktur. Senin
illa altın olacak mantığına göre hareket edersek, aşağıdaki örnekteki
gibi verir:
Diyelim borçları
ve demirbaş malları, arabaları, dükkanları ve ticaret malları çıktıktan
sonra elinde nakit olarak 6 trilyon lirası olan bir zengin, düşünün.
Buna imkan yok, çünkü bu kadar nakit parayı hiçbir zengin elinde bulundurmaz,
bulundurmaz ama sen söyledin diye söylüyoruz. Yaklaşık 400 kilo altın
alabilecek güce sahip demektir. Bunun kırkta birinin zekatını vermesi
gerekir ki, bu da 10 kilo altın eder. 110 fakir bulur. Birisine
90 gramlık bir altın verir. Sonra ondan onu tam fiyatı ile satın alır.
Aynı altını başka bir fakire verir, ondan da tam fiyatı ile satın alır.
Böylece 110 kişiye zekatını vermiş olur.
Sanki İslamiyet
hayata uymuyormuş gibi bir anlam çıkarmak Allahı suçlamak olur.
Zekat dine
uygun verilirse, hem dine uyulmuş hem de ekonomiye canlılık getirilmiş
olur. Bir nevi sosyal adalet sağlanır. Devletin yükü de alınmış olur.
Sana göre bana göre din olmaz ki? Sana zor gelen bir husus bana bal
gibi kolay gelebilir. Din akla göre, şahıslara göre değişmez ki. Akıl
ve şahıs dine uymaya çalışır. Bunu ne kadar başarırsa o kadar kıymetli
olur. Hem dünyada rahat eder hem de ahirette.
İhtiyatı
elden bırakmamalı
Hz.
Ali, dirilmeye inanmayan bir ateiste, “Biz
inanıyoruz. Diyelim ki senin dediğin gibi tekrar dirilmek olmasaydı,
inanıp ibadet etmekle bizim hiç zararımız olmazdı. Ya bizim inancımız
doğru ise, sen sonsuz olarak ateşte yanacaksın” diyor. Ateist ölünce,
kendi inancına göre, yok olacak. İslamiyet’e göre ise, kâfir cehennemde
sonsuz azap görecektir. İnanan da, sonsuz nimetler içinde yaşayacaktır.
Aklı, bilgisi olan bir insan, bu ikisinden elbette, ikincisini seçer. Sonsuz azapta kalmak, bir ihtimal
bile olsa, bunu hangi akıl kabul eder? Halbuki, ahiret hayatı, bir ihtimal
değil, apaçık bir gerçektir. O halde aklı, ilmi olanın, Allah’a ve ahirete
inanması gerekir. İnanmamak, ahmaklık, cahillik olur. İbadetlerde de
ihtiyata riayet etmemek ahmaklık olur. Birkaç örnek verelim:
1- Biz, sahih
delillerle diyoruz ki, Hanefi mezhebinde ağzın içini gusülde yıkamak
farzdır. İğne ucu kadar kuru yer kalsa gusül sahih olmaz. Bunun için
diş dolgusu olanların, gusülde ağzın içini yıkamak farz değil diyen
Maliki veya Şafii mezhebine uymaları gerekir. Bizim naklettiğimiz yanlış
bile olsa, bunun hiçbir zararı olmaz, üstelik, hak olan başka bir mezhebin
şartlarına da uyduğumuz için sevap kazanırız. Zaten her Müslüman, kendi
mezhebinin şartlarına uyar, diğer mezhebin şartlarını da gözetmeye çalışırsa,
müstehap olur. Eğer Hanefi mezhebinden naklettiğimiz husus doğru ise,
inanmayanlar bir ömür boyu cünüp gezer, namazı da sahih olmaz.
2- Biz, fıkıh
kitaplarından nakil yaparak diyoruz ki: Zekat, ya ticareti yapılan maldan
veya değeri altın olarak verilir. Başka mal veya kağıt para verilmez.
Nakledilen bu hüküm, kesinlikle doğrudur. Böyle bir hüküm olmasa bile,
zekatı bizim bildirdiğimiz gibi vermekte hiç mahzur yoktur. Doğru ise,
zekatını başka mal veya kağıt para olarak verenlerin zekatları sahih
olmaz.
3- Biz ilmî
[bilimsel] olarak diyoruz ki, Türkiye gazetesinin esas aldığı,150 yıldan
beri ecdad tarafından uygulanan namaz vakitleri doğrudur, 1982’den
beri uygulanan vakitler temkinsizdir. Bizim hesabımız, yanlış olsa bile,
namazı vakti girdikten 5-10 dakika sonra kılmakta ve oruçta da imsakten
10-20 dakika önceden yiyip içmeyi kesmekte mahzur yoktur. Ecdadın hesabı
doğru ise, namazı vakti girmeden kılanlarınki sahih olmaz.
4- İlahileri
müzik eşliğinde söylemek caiz değildir diyoruz. Caiz olsa bile, ilahileri
müziksiz dinlemenin bir zararı olmaz. Ya müzikle ilahi okumak caiz değilse,
küfre girmek gibi büyük tehlike nasıl göze alınır ki? Bunun gibi, İslam
düşüncesi, islam felsefesi demek küfürdür. Caiz olsa da, kullanmamanın
mahzuru olmaz
5- Bilimsel
olarak diyoruz ki, hoparlörle namaz kılmak sahih olmaz. Sahih olsa bile,
hoparlörsüz namaz kılmakta mahzur yoktur. Ya gerçekten sahih değilse,
kılınan namazlar boşa gider.
Ehl-i sünnet
âlimleri diyor ki:
Allahü teâlâ, İslamiyeti doğru olarak
öğrenmek isteyene, bunu nasip edeceğine söz verdi. Rabbimiz sözünden
dönmez. Bunun için, (Ya Rabbi,
sana inanıyorum, seni ve Peygamberlerini seviyorum. İslâm bilgilerini
doğru olarak öğrenmek istiyorum. Bunu bana nasip et ve beni, yanlış
yollara gitmekten koru) diye dua etmeli, istihare yapmalı! Cenab-ı
Hak ona doğru yolu gösterir. Şu anda çeşitli gruplardaki insanların
da, böyle dua etmekten çekinmemeleri gerekir. Hâşâ Allahü teâlâ yanlış
bir iş yapmaz. Belki yanlış yoldadır. Bunun için (Ya Rabbi hangi grup doğru yolda ise, senin
rızan hangi grupta ise, bana onu nasip eyle!) diye dua etmelidir.
Eğer grubu doğru ise, duanın bir zararı olmaz. Grubu yanlış ise doğruya
kavuşmuş, kurtulmuş olur.
| · Zekat veya sadaka istemek uygun mudur? Dilenmekteki ÖlçüBir günlük yiyeceği
olanın, zekat veya sadaka istemesi haramdır. Fakat istemeden verilen
sadakayı, zekatı alması caizdir. Muhtaç olmayan fakirin, verilen zekat
veya sadakayı almaması iyi olur. Birisi zekat toplamak için vazife isteyince,
Resulullah efendimiz, (Seni,
insanların yıkayıp attıkları kirleri toplamaya memur etmek istemem)
buyurdu. (İbni Huzeyme)
Zekat olarak verilen
bir deveyi isteyen bir zata, (Şişman
birinin, sıcakta terleyip vücudunu yıkadığı kirli su içilir mi? Zekat
böyle kir gibidir) buyuruldu. (İmam-ı Malik)
(Zekat, karıştığı malı ifsad eder)
hadis-i şerifini İmam-ı Ahmed hazretleri,
(İhtiyacı olmadığı halde, zekat olarak alınan mal, diğer malları helak
eder) diye açıklamıştır. (Tergib)
Zekatı muhtaçlara vermelidir!
Kur'an-ı kerimin birçok yerinde namaz ile zekat beraber bildiriliyor.
(Namazı kılın, zekatı verin)
buyuruluyor. (Bekara 43)
Dilenmekteki ölçü
Zekat kimlere verilir?
Dilenmekteki ölçü nedir?
CEVAP
Zekat, çalışamayacak
derecede hasta veya sakat olanlara veya çalışıp da güç geçinen müslümanlara
verilir. Allahü teâlâ böyle fakirleri, milletin içinde kırkta bir olarak
yaratmıştır. Bunlara zekat veren zengin bir müslüman, hem ibadetlerini
yaparak Allahü teâlânın rızasını kazanır, hem de sosyal yardım yapmış
olur. Hem de malını, servetini fakirlerin haklarından ve tecavüzlerinden
korumuş olur. Zenginler, servetin kırkta birini muhtaçlara verecek olursa,
müslüman ülkelerde fakirliğin istismarı önlenmiş olur.
Zekat ve sadakalar,
aynı zamanda sosyal yardım olup, ekonomik felaketleri önlemek için birer
tedbirdir. Fakir, ihtiyacından fazla ve nisaptan az zekat alabilir.
Nafakasından fazla; fakat nisap miktarından az malı olana fakir denir.
Maaşı kaç lira olursa, olsun, evini idarede güçlük çeken her memur,
fakir sayıldığı için zekat alabilir.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu
ki:
(Çalışmayıp kendini sadaka isteyecek hale düşüren, 70 şeye
muhtaç olur.) [Tirmizi]
(Muhtaç olmadan dilenen, ateş koru yutan kimse gibidir.) [Beyheki]
(Mal biriktirmek için dilenen, ateş koru dilenmiş olur.) [Müslim]
(Kendisinin veya çoluk çocuğunun katlanamayacakları bir ihtiyacı
yok iken, dileneni Allahü teâlâ ummadığı yer ve zamanda muhtaç eder.)
[Beyheki]
(Dilenci, dilenmekteki vebali bilseydi, hemen dilenmekten vazgeçerdi.)
[Taberani]
(Gerçek yoksul, ihtiyacını karşılayacak bir şeyi olmayan, hatırlanmadığı
için sadaka verilmeyen, kendisi de kalkıp kimseden bir şey istemeyen
kişidir.) [Buhari]
(Şu üç şey için
yemin ederim: Sadaka vermekle asla mal eksilmez. Öyle ise sadaka verin!
Zulüm gördüğü şahsı, Allah rızası için affeden, dünya ve ahirette aziz
olur. Öyle ise affedin! İsteme kapısını açana da, Allah fakirlik kapısını
açar.) [İ.Ahmed]
(Dilenmeye mani olan zenginlik, sabah-akşam yiyeceğe malik
olmaktır.) [Ruzeyn]
Dilenmekteki ölçü:
Bir günlük yani sabah-akşam
yiyeceği olanın dilenmesi caiz değildir. Dilencinin önünde bir günlük
yiyecek parası varsa, ona bir şey vermek caiz olmaz. Fakat önünde para
yoksa veya çok az varsa, onun bir günlük yiyeceği olduğu bilinmediğinden
sadaka vermek caiz olur.
Her gün az da olsa sadaka
vermelidir. Bir ay bekleyip de daha çok vereyim diyerek sadakasız gün
geçirmemelidir.
Bilal-i Habeşi hazretleri, misafirlerine ikram etmesi
için Resulullah efendimize vermek üzere en iyi hurmalardan bir yığın
hurma ayırmıştı. Bir gün Peygamber efendimiz, Hz. Bilalin
evine gelip bu hurmaları görünce, bunların ne olduğunu sordu. Hz.Bilal
de, (Bunları misafirlerinize ikram edesiniz diye size vermek üzere sakladım)
dedi. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Bunların Cehennemde
duman olmasından korkmuyor musun? Ya Bilal bunları infak et, azalır
diye korkma!) [Bezzar]
Hediye için bile uzun müddet saklamak
uygun görülmemiştir.
| · Memur; fıtra, zekat alabilir mi?Dinen zengin olmayan kimse, dolgun maaşlı memur da
olsa, fıtra ve zekat alabilir. İhtiyacı olan eşya ve borçlarından fazla
olarak, zekat nisabı kadar malı, parası bulunan müslümanın, fıtra vermesi
vacip olur. Fıtra, zekat alması, haram olur.
Fıtra nisabına katılacak
malın, ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış
olması da gerekmez. (Dürr-ül muhtar)
Halk arasındaki zenginlikle,
dinin bildirdiği zenginlik farklıdır. Nisap miktarı malı veya parası
olmayan bir kimsenin lüks arabası bulunsa da zengin sayılmaz. Tersine
evi olmayan, kirada oturan bir kimse, nisap miktarı paraya, altına veya
ticaret malına sahip ise dinen zengin sayılır, böyle bir kimsenin zekat
vermesi gerekir ve zekat alması caiz olmaz.
Nisaba malik olmayan
herkes fakir sayılır, zekat alabilir. Nisaba malikse fıtra vermesi vacip
olur. Memur, 600 milyon lira maaş alsa, fakat nisaba malik değilse,
yani borçları çıkınca geriye nisap miktarı parası, malı kalmıyorsa,
fakir sayılır. Aksine asgari maaş alan bir kimse, borçları çıktıktan
sonra, nisaba malik ise, zengin sayılır, fıtra vermesi gerekir. (Redd-ül
muhtar)
[Nisap, 96 gr altın
veya bu değerde para, ticaret malı demektir.]
| · Bazı kimseler, hile ile zekatı ortadan kaldırmak istiyorlar. Aynen iskat ve devirde olduğu gibi, zengin, zekatını götürüyor, fakire veriyor.Bazı kimseler, hile ile zekatı ortadan kaldırmak istiyorlar. Aynen iskat ve devirde olduğu gibi, zengin, zekatını götürüyor, fakire veriyor. Fakir de "aldım kabul ettim" diyor. Sonra zengine veriyor. Bu âdet halini almıştır. Zenginler, zekat verirken, fakirin bunu iade edeceğini biliyor. Fakir de âdet olduğunu bildiği için, geri vermek üzere kabul ediyor. Zekat ile devri birbirine karıştırıyorlar. Böyle hile ile zekat vermek sahih midir?
Hiçbir anlaşma ve hile
olmadan, bir zengin, fakire zekat verse, fakir de, aldığı zekatı zengine
hediye etse, zekat verilmiş olur. Herkes malını istediği kimseye hediye
edebilir.
Hizmetçi Berire, kendisine zekat olarak verilen malı, Hz. Âişe validemize
hediye etmişti. O da, zekat malı olduğu için, Resulullah efendimize
vermek istemeyince, Peygamber efendimiz, (Bu,
Berire için zekattır. Onun bize verdiği hediye
olur) buyurdu. Fakir aldığı zekatı, zengine hediye edebilir. Zenginin
bunu alması helal olur. Çünkü fakir kendi mülkünden vermiştir. (Eşi'at-ül lemeât)
Zekat vermemek için
hile-i bâtıla yapmak zulüm olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Zenginlerin zekatı fakirlere kâfi gelmeseydi, Allahü teâlâ
onlara ayrıca nafaka verirdi. Aç kalan fakir varsa, zenginlerin zulmü
yüzündendir.) [El-Askeri]
Zekatımı altın olarak
bir fakire veriyorum. Verdiğim zekatı fakir bana hediye ediyor. Zekat
kadar parayı yine hayır işlerinde sarf ediyorum. Bu her sene böyle devam
ediyor. Başka fakire versem, verdiğim zekatı bana hediye etmez, bu ise
hediye ediyor diye, hep aynı fakire zekat veriyorum. O da bana hediye
ediyor. Böyle verilen zekat sahih olur mu?
CEVAP
Fıkıh kitaplarında,
(Bir zengin bir fakire zekatını verse, fakir de, o zekatı aynı zengine
hediye etse, zekat verilmiş olur) buyuruluyor. (Redd-ül
muhtar)
Ancak, bu âdet haline
getirilirse, işin içine hile girmiş olur. Siz, bu fakir bana zekatı
hediye eder diye zekat veriyorsunuz. Fakir de, (Zengin, zekatının hediye
edilmesini bekliyor. Hediye etmezsem ayıp olur) düşüncesiyle geri veriyor.
Dürr-ül-muhtar’da, (Âdet haline gelen hediyeler,
şart edilen ücret gibidir) buyuruluyor. Bu bakımdan böyle hileli işlerden
uzak durmalıdır.
| · İslamiyet’te, devletin, ticaret malı zekatını da zorla zenginlerden alacağını söyleyen Suriyeli yazarlar vardır. Devlet, zekatı zorla alabilir mi?Hükümet, şu 5 malı alamaz: Emval-i batına, fıtra, kurban, adak ve kefarettir. (Kuduri Şerhi)
Zekat mallarından altın, gümüş ve ticaret eşyasına Emval-i batına denir. Zengin kimse, bizzat kendisi verir. Zekat hayvanları ile topraktan elde edilen mallara Emval-i zahire denir. Zekat memurları tarafından toplanan Emval-i zahire zekatını, hükümet, zekat alması caiz olan yedi sınıftan her birine sarf eder. (Redd-ül muhtar)
| · Her yıl Şevval ayının üçünde zekat veriyorum. Bu yıl, zekat günü dolmadan Ramazanda versem mahzuru var mı? Bir hoca, (Günü gelmeden zekat verilirse, nafile olur) dedi. Böyle bir şey var mıdır?Hiç mahzuru yoktur, çok iyi olur. Şevval ayının üçü gelince, malınızı hesap ederseniz, eksik ise verdiğiniz zekatı tamamlarsınız. Fazla ise zararı olmaz. Hatta birkaç yılın zekatını önceden vermek de caizdir. (Tahtavi)
Bir kimse, zekatını yanlış hesap edip, bir altın zekat vermesi gerekirken iki altın hesap etse, fakire verdikten sonra tekrar hesap etse, bir altın vereceğini anlasa, ikinci yıl vereceği zekata bu bir altını mahsup eder. (Nimet-i İslam)
Görüldüğü gibi, hocanın söylediği kitaplara uygun değildir.
| · Miladi aylara göre zekat verilmez mi? Bey zekat vermezse hanımı mesul olur mu?Kendinize ait 96 gram altın değerinde paranız var ise, zekat vermeniz gerekir. Miladi aylara göre değil, kameri aylara göre zekat verilir.
Baba zekat vermezse, hanımı ve çocukları bundan mesul olmaz. Zekat vermemenin birçok zararı vardır. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Zekat vermeyen toplum, kıtlıklara, bunalımlara maruz kalır) [Taberani]
Benim zekat verme günüm 10 Ağustos. Bu sene zekat verecek kadar mala borcumdan dolayı malik değilim. Ancak 15 Ağustos tarihinden sonra eşim maaşından bana altın takı alacak. Alacağı hediye ile birlikte zekata malik olursam zekat vermem gerekir mi?
CEVAP
Efendim, zekat verme günü 10 ağustos olmaz. Hicri yani kameri aylara göre olur. 10 Recep, 7 Şaban gibi. 10 ağustos hangi aya tekabül ediyorsa onu tespit etmeniz gerekir. Geçen senin 10 ağustosu 28 rebiülevvele geliyor. Bu sene 28 rebiülevvel ise 30 temmuza geliyor. 30 temmuzda dinen zengin sayılmazsanız, yani 96 gram altınınız yoksa, fakir olmuş sayılırsınız. Bundan sonra zengin olmanızın önemi yoktur. Yani yeni bir tarih tespit etmeniz gerekir. Diyelim ki 20 ağustosta zengin oldunuz, bunu kameri aya göre tespit edersiniz. Bir daha ki sene o ayın o günü gelince eğer zenginseniz zekat verirsiniz, yine zengin olmazsanız, yeni bir zenginlik tarihini beklersiniz.
| · Bazı kimseler, Kur'an-ı kerimdeki Fi-sebilillah kelimesini, Allah yolunda olan her kurum ve kuruluş dahil diyerek, dernekten partiye kadar her kuruluşa zekat verileceğini söylüyorlar. Dinimizin bu husustaki hükmü nedir?Kur'an-ı
kerimde zekat verileceği bildirilen 8 sınıftan birisi de Fi-sebilillah yani (Allah yolundakiler)dir.
Bu sınıfa girenler
şunlardır:
1- Fi-sebilillah'tan
murad, fakir askerlerdir. (Nur-ül izah)
2- Fi-sebilillah'tan
murad, cihad ve hac yolundaki muhtaçlardır. (R.Muhtar)
3- İmam-ı Ebu Yusuf'a göre, savaşa gidemeyen
fakirler, İmam-ı Muhammed'e
göre de hac yolundaki fakirlerdir. (Dürer)
4- Gaza veya hac
için çıkıp da nafakası tükenenlerdir. (Tahtavi)
5- Üç mezhebe göre,
gazi ve askerlerdir. Hanbeli'ye göre hac yolundakiler de dahildir. (M.Kübra)
6- Gaziler olduğunda
dört mezhepte ittifak vardır. (M.Erbea)
7- Zahid-ül Kevseri hazretleri, Makâlat kitabında, (Hayır müesseselerine zekat verilmesi caiz değildir. Müctehid imamların
hiçbirisi, hayır müesseselerine zekat verileceğini bildirmemiş ve bu
konuda icma hasıl olmuştur. Sonra gelen âlimlerin sözleri icma'yı bozamaz)
buyuruyor. [Demek ki, bugün bir âlim çıksa, kurumlara zekat verilmesine
fetva verse, icma'yı bozamayacağı için fetvası geçersiz olur. Zaten
hakiki âlim de icma'yı bozucu fetva vermez.]
İbni Âbidin hazretleri,
Bedâyide fi-sebilillah kelimesinin bütün
kurbetler (Allah için olan bütün işler) olarak açıklandığını bildirmekte
ve Nehr kitabından alarak,
(Âlimler, zekat toplayanlardan başka, bütün sınıflara fakirlik şartı
ile zekat verileceğinde ittifak etmişlerdir) buyurmakta, ayrıca, (Mescid,
köprü, yol yaptırmak, hac ve cihad etmek gibi temlik sayılmayan yerlere
zekat verilmez) hükmünü Zeylâi'den
naklen bildirmektedir. [Temlik, zekatı fakirin eline vermektir.]
Bedâyide, fi-sebilillah
kelimesi ile Allah yolunda çalışanlar bildirilmiştir. Mesela zengin
de olsa, ilim talebesine zekat verilir. Dürr-ül-muhtar'da diyor ki:
(Din
bilgilerini öğrenmekte ve öğretmekte olanlar da, zengin olsalar bile,
çalışıp kazanmaya vakitleri olmadığı için zekat alabilirler.)
İbni Âbidin hazretleri bunu
açıklarken buyuruyor ki:
Hadis-i
şerifte, (İlim öğrenmekte olanın
40 yıllık nafakası olsa da, buna zekat vermek caizdir) buyuruldu.
(C.Fetava)
Durum böyle iken, çeşitli kurumlar, zekat
fonu diye bankaya bir hesap numarası açıyorlar, yahut makbuzla para
topluyorlar. Yukarıdaki vesikalardan anlaşılacağı gibi, bu yolla verilen
paralar zekat yerine geçmez, nafile sadaka olur.
Dinden
haberi olmayan bazı kimseler de, kitaptan değil de, kendi aklını ölçü
alarak, (zekattan gaye, fakirin istifadesidir. Her ne şekilde olursa
olsun fakire yardım edilirse, zekat yerine geçer) diyorlar. Bu tamamen
yanlıştır. Zekat fonundan fakire yardım etmekle, fona yatan para zekat
yerine geçmez. Mesela, "Oruç tutmaktan maksat aç kalmaktır. Ha
Ramazan ayında aç kalınmış, ha Recebde aç kalınmış fark etmez"
denilemez. "Kurbandan maksat, bir hayvan boğazlamaktır" denilerek
bu hayvanı istenildiği zaman kesmek, kurban olmaz. Kurban vasfı olan
bir hayvanı, kurban bayramında kesmek lazımdır. Zekatı da dinimizin
emrettiği şekilde vermek gerekir.
Ülkemizde,
dine hizmet eden, ilim talebesi yetiştiren yurtlar, Kur'an kursları,
vakıflar, camiler ve başka hayır kurumları vardır. Buraların desteklenmesi
elbette lazımdır. Bunun için bu kurumların bir yetkilisi, bir veya birkaç
fakirden vekalet alır. Fakir, kurumdaki yetkili şahsa vekalet verirken,
(Benim adıma zekat almaya ve aldığın zekatı
dilediğin yere vermeye seni vekil ettim) der. Vekil de, müslümanlardan
aldığı zekatı, talebelerin ihtiyaçlarına, kurumun başka ihtiyaçlarına
sarfedebilir. Böylece hem istenilen hayır kurumuna yardım edilmiş ve
hem de dine uygun zekat verilmiş olur.
Böyle
vekalet vermeden kurumlara zekat verilmez. Verilirse, zekat değil, sadaka
olur. Zekat borcu ödenmiş olmaz.
| · Uşur nedir, nelerden ve nasıl verilir?Toprak mahsullerinin zekatına uşur
denir. Fakir veya borçlu olanın da uşur vermesi gerekir.
Fakat ticaret malı ve hayvan zekatı böyle değildir. Borçlar düşüldükten
sonra kalanı, nisap miktarını buluyorsa zekat verilir. İmam-ı a'zam hazretleri buyuruyor ki:
(Mahsul topraktan alındığı zaman, az olsun, çok olsun onda birini veya
kıymeti kadar altın veya gümüşü Müslüman fakirlere vermek farzdır.)
İmameyn’e göre, uşur vermek için mahsulün bir yıl
dayanıklı olması ve miktarının 1250 litreden [yaklaşık bir tondan] çok
olması gerekir. Mesela yarım ton buğdayı çıkan fakir, İmameyn’in kavline göre uşur vermezse günaha girmez. Fakat zenginin
yüz kg. buğdayı olsa onda birini vermesi gerekir.
Uşur veren fakir, başkalarının verdiği uşru alabilir. Fakat zenginin zekat
alması haramdır.
Bir kimse tarlasının veya bahçesinin
onda birini bir fakire verse, tarlasının veya bahçesinin kalan kısmının
uşrunu yine her sene vermesi gerekir.
Uşrun nisabı yoktur.
Mahsul az olsa da, uşru verilir. Uşur, onda bir olarak verilir. Yapılan
masraflar düşülmez. Sadece paralı sulama olursa veya motorla sulanırsa,
yirmide bir verilir. Uşur vermek, Enam
suresinin 141. âyeti ile emredilmiş, onda birinin verilmesi de hadis-i
şerif ile bildirilmiştir.
Çeşitli sorular
Akrabalarım, bahçemi
ücretsiz ekip uşur vermiyorlar. Ben mesul müyüm?
CEVAP
Hayır.
Babam üzümlerin uşrunu
vermiyor. Bize verdiği pekmezden yememiz caiz midir?
CEVAP
Evet.
Buğday, arpa ve hurmanın
uşrunu kilo ile tartarak vermek caiz midir?
CEVAP
Evet caizdir.
Zeytine yaptığımız
masraf, mahsulden fazladır. Uşur vermek gerekir mi?
CEVAP
Toplanıyorsa vermek
gerekir.
Çok masraf edip çok
az mahsul alanın, yine uşur vermesi gerekiyor mu?
CEVAP
Masraf ne kadar çok,
mahsul de ne kadar az olursa olsun, her mahsulün uşrunu vermek farzdır.
Gülün uşru verilir
mi?
CEVAP
Ticaret niyetiyle olduğu
zaman zekatı verilir.
Buğday ve arpanın uşrunu,
arpadan vermek caiz midir?
CEVAP
Evet.
Buğdayın uşrunu, başka
yılın buğdayından vermek caiz midir?
CEVAP
Evet. Undan da vermek
caizdir.
Zeytinin uşrunu, zeytinyağı
olarak vermek caiz midir?
CEVAP
Evet.
Mal sahibi ile kiracı
eşit mahsul almışsa, uşru kim verir?
CEVAP
Yarı yarıya verirler.
Ev bahçesine sebze
yerine buğday ekilse, uşru verilir mi?
CEVAP
Ev bahçesi olduğu için
verilmez.
Ev bahçesi, ticaret
niyetiyle yetiştirilirse yine uşru verilmez mi?
CEVAP
Ticaret niyetiyle yetiştiriliyorsa,
uşru verilir.
İhtiyaç için yetiştirilen
sebzenin uşru olur mu?
CEVAP
Olmaz.
Ortak tarladan çıkan
mahsulün yarısının uşrunu veriyoruz. Diğer yarısını öteki ortak vermezse
bize de günah olur mu?
CEVAP
Ortağı da razı edip
tamamının uşrunu vermeli. Razı olmazsa, yarısının uşru verilir. Razı
olmayanla ortak olmamalı.
Çiftçinin zekatı buğdayla
vermesi farz mı para ile veremez mi?
CEVAP
Buğdayın zekatına uşur
denir. Buğdayın uşru ya buğday olarak verilir veya değeri altın olarak
verilir.
Baba malının uşrunu
vermiyor. Oğlu da onu bu günahtan kurtarmak için ona şöyle diyor: "Sen
uşrunu ver, onun tutarı kadar ben sana para vereceğim". Bu durumda
fıkhi hüküm nedir?
CEVAP
Baban uşrunu vermiş
olur.
Odun, ot, saman için
uşur verilir mi?
CEVAP
Verilmez.
Haşhaşın tohumu veya
kabuğunun uşru verilir mi?
CEVAP
Para eden kısımların
uşru altın olarak verilir.
Yenilen sebzeyi tahmini
hesap edip uşrunu vermek caiz mi?
CEVAP
Zannı galip ile yapılan
tahmin muteber olur.
Uşur verirken, biçerdöver
anbarının ölçüsüne itibar edilir mi?
CEVAP
Evet.
Borcu mahsulün uşrundan
fazla olan önce uşrunu mu verir?
CEVAP
Evet.
Tarlayı ortağına verince
uşrunu mal sahibi mi verir?
CEVAP
Hayır.
Zekat gibi uşrun da
devir ve iskatı yapılır mı?
CEVAP
Evet.
Buğday ucuzdur. Bir
aylık namaz iskatı için, verilen 315 kilo buğdayın rayice göre değerini
altın olarak vermek caiz mi?
CEVAP
Evet.
Fakir müstahsil, uşur
verip uşur alabilir mi?
CEVAP
Evet.
Altı vesk
mahsulü çıkan fakir, uşur alabilir mi?
CEVAP
Nisaba malik olmayan
uşur ve zekat alır.
Buğdayın uşrunu vezin
olarak vermek de caiz mi?
CEVAP
Evet.
Uşur altın ile devir
olur mu?
CEVAP
Evet.
Uşrunu verdiğimiz buğdayı
satıp para haline getirsek, bu paranın da zekatı verilir mi?
CEVAP
Uşru verilen buğdayın
bir daha uşru verilmez. Fakat satılıp para haline getirilince, zekat
gününde nisaba dahil edilerek zekatını vermek gerekir.
Tarlada
ekilen marulun uşrunu her seferinde vermek yerine, o seneki marulun
uşrunu toptan takdir edip, mesela 100 kg. takdir edip, 10 kg.ı uşur
olarak verebilir miyiz?
CEVAP
Evet.
Kiraladığım tarlanın
uşrunun tamamını benim mi vermem gerekir?
CEVAP
Fıkıh kitaplarında,
(Bir kimse, tarlasını kiraya verirse, mahsulün
uşrunu, İmam-ı a'zama göre, mal sahibi verir. Kira ücreti yüksek olan
yerlerde, böyle fetva verilir. İmameyne göre, kiracı verir. Kira az
olan yerlerde, böyle fetva verilir) buyuruluyor.
Mesela, kira ücreti
olarak 20 milyon lira verip, masraflar çıktıktan sonra 60 milyon liralık
mahsul almışsanız, mahsulün uşrunu siz verirsiniz. Masraflar çıktıktan
sonra 30 milyon liralık mahsul almışsanız, tarla sahibi verir. Çünkü
kârın yarısından fazlasını mal sahibi almıştır. 10 milyon liralık masraf
yapıp 50 milyon liralık mahsul almışsanız, 40 milyon lira almışsınız
demektir. Bunun 20 milyonunu mal sahibine verdiğiniz için, mahsulün
yarısının uşrunu siz, yarısınınkini de mal sahibi verir.
Uşur verilirken kira
ücreti ve masraflar düşülmez. Fakat uşru hangi tarafın vermesi gerektiği
hesap edilirken, masraflar nazar-ı itibara alınır.
İşlettiğim arazilerden
ayrıca hatta çalışan minibüsüm var. Bunun yanı sıra çok nadir olarak
sıhhi
tesisat, motorla ağaç kesme, gibi küçük işlerle uğraşıyorum. Buradan
elde ettiğim gelirin zekatını ayrıca mı vereceğim yoksa mahsullerin
kazancıyla birleştirerek mi vereceğim?
CEVAP
Uşur ile bu kazançlar
ayrıdır. Bu kazançlarla nisabı buluyorsanız zenginsiz, nisap 96 gr altın
veya o değerde paradır.
| · Zekatın önemi ve vermeyenlerin durumuZekatın önemi büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu
ki:
(Allaha ve Resulüne inanan, malının zekatını versin!)
[Taberani]
(Hastalarınızı sadaka ile, mallarınızı zekat ile koruyun!)
[Deylemi]
Zekat vermeyen büyük günah işlemiş olur. Hadis-i şeriflerde
buyuruldu ki:
(Zekat vermeyen kimseye Allahü teâlâ lanet eder.) [Nesai]
(Zekat vermeyen kimse, kıyamette ateştedir.) [Taberani]
(Zengin kimselerin zekatı, fakirlere kâfi gelmeseydi,
Allahü teâlâ fakirlerin rızkını başka yollardan verirdi. Aç kalan fakir
varsa, zenginlerin zulmü yüzündendir.) [El-Askeri]
[Eli ayağı tutup da, çalışabilenlerin zekat istemesi
haramdır. İstemediği halde, kendisine zekat verilirse, alması günah
olmaz. Zekat, çalışamayacak kadar hasta, sakat olanlara ve çalışıp da
güç geçinenlere verilir. Allahü teâlâ böyle fakirleri de milletin içinde
kırkta bir yaratmıştır.]
(Zekat vermeyen bir toplum, rahmetten, iyilikten mahrum
kalır. Hayvanlar da olmasa, hiç rahmet görmezlerdi.) [Taberani]
(Zekatı verilmeyen mallar, karada, denizde telef olur.)
[Taberani]
(Zekatını veren o malın şerrinden korunmuş olur.) [Beyheki]
(Zekat vermeyenin namazı kabul olmaz.) [Taberani]
[Zekat vermemek büyük günah olduğu için, böyle günahkârın
kıldığı namaz, sahih olup borcu ödenirse de, namazdan hasıl olacak büyük
sevaba kavuşamaz. Her günah da böyledir.]
Peygamber efendimiz, (Zekatı verilmeyen mallar, yılan olup sahibinin
boynuna dolanır) buyurduktan sonra, şu mealdeki âyet-i kerimeyi
okudu:
(Allah’ın ihsan ettiği mallarda cimrilik edenler [o malların zekatını vermeyenler], iyi ettiklerini [zengin kalacaklarını]
sanıyorlar. Halbuki kendilerine
kötülük etmiş oluyorlar, o mallar Cehennemde, [yılan şeklinde] boyunlarına dolanacak [onları sokacaktır]) [Âl-i İmrân 180 - İbni
Mace]
Bu acı azaplardan kurtulmak için, malların zekatını,
tarla mahsullerinin, sebzelerin, meyvelerin uşrunu vermek şarttır.
Zekat kırkta bir, uşur onda bir verilir. Kur'an-ı kerimde
mealen buyuruldu ki:
(Altın ve gümüşü [malı, parayı] biriktirip Allah
yolunda harcamayanlara [zekatını vermeyenlere] çok acı azabı müjdele! [Zekatı
verilmeyen mallar] paralar, Cehennem
ateşinde kızdırılıp, sahiplerinin alınlarına, böğürlerine, sırtlarına
[mühür basar gibi] basılacaktır.
Bu kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Biriktirdiklerinizi
[azabını] tadın denilecektir.) [Tevbe 34, 35]
(Parantez içindekiler, tefsirlerdeki açıklamalardır.)
Fakire verilen altın,
onu zengin edecek kadar fazla olmamalıdır. Borçsuz fakire nisap miktarı
veya daha çok zekat vermek mekruh olarak caizdir. 10 gr altın kadar
borcu var ise, 100 gr altını alması mekruh olmaz. Altın ile gümüş, ne
niyetle saklanırsa saklansın ticaret eşyası kabul edilir. Nisap miktarı
ise zekatı verilir. “Ev, araba almak için biriktirilen paranın bana
göre zekatı olmaz” diyen mezhepsizlere itibar edilmemelidir.
| · Zekatla ilgili diğer meseleler
Zekat yalnız Ramazan
ayında mı verilir?
CEVAP
Her zenginin zekat verme ayı ve günü farklı olur.
Nisaba ulaşıp zengin olan, zengin olduğu tarihi, kameri aya göre bir
yere yazar. Mesela, 3 Recebde zengin olmuşsa,
bir yıl sonra Recebin üçü gelince, yine nisap kadar parası ve ticaret
malı varsa zekatını verir. Ramazan ayını beklemez. Eğer Şevvalın
23'ünde zengin olmuşsa, gelecek yılın Şevvalin 23'ünde zekat verir.
Şevval ayı gelmeden Ramazan ayında verse de olur. Fakat Şevval ayının
23'ünde tekrar malını hesap eder. Az vermişse, üstünü tamamlar. Çok
vermişse, fazla verdiği nafile olur.
Yani zekatı günü gelmeden önce de vermek caizdir. Fakat gününde
tekrar hesap etmek gerekir.
Ticaret, yani satmak için olmayan bir evin zekatı olur mu?
CEVAP
Ticaret malı olmayan evin zekatı olmaz.
Zekat için bir malın üzerinden bir yıl geçmesi lazım deniyor.
Ben manavım. Kimi bir gün, kimi de bir hafta kalmıyor. Bu malların zekatını
vermeyecek miyim?
CEVAP
Malın değil, zenginliğinizin üzerinden bir yıl geçince, elinizdeki
malların zekatını vermeniz farz olur. Mesela 3 Recebde,
nisap miktarı malınız olsa, elinizdeki mallar değişip öteki Recebin
üçünde yine elinizde nisap miktarında mal varsa, bu malların zekatını
vermek farz olur. İsterse bu mallar elinize yeni girmiş olsun, fark
etmez.
İpekböceği ve tavuk yetiştiren, zekatını nasıl verir?
CEVAP
Kıymetini nisaba dahil eder.
Param yok. Zekatımı hesap edip taksitlerle versem caiz mi?
CEVAP
Evet.
Ortağın biri, zekat vermezse, diğerine de günah olur mu?
CEVAP
Günah olmaz. Herkes kendi hissesinden mesuldür. Fakat zekat
vermeyen kimse ile ortak olmak doğru değildir. Allah’ın emrini yapmayan
ve fakirin hakkı olan zekatı vermeyen kimse, başka günah da işleyebilir.
Ortağına hıyânet de edebilir. Allah korkusu olmayan ne yapmaz ki?
PRIVATE
Bir hoca, (zekat yalnız Ramazan
ayında verilir. Bayramdan önce vermek gerekir. Bayramdan sonraya bırakılmaz)
dedi. Zekat günü dolmayanlar ne olacaktır?
CEVAP
Bir yanlışlık vardır. Belki sadaka-i fıtır
için söylemiştir. Herkesin zekat verme tarihi farklı olur.
Zekat verirken, altınları tartmak gerekir mi?
CEVAP
Altın liraların ağırlığı belli olduğu için tartmak gerekmez,
7.2 gramdır. Bilezikleri tartmak gerekir. Ağırlıkları biliniyorsa tartmak
şart değildir. Kırkta biri altın olarak verilir.
Fakire 100 gr zekat verilse, sahih olur mu?
CEVAP
Fakire verilen altın, onu zengin edecek kadar fazla olmamalıdır.
Borçsuz fakire nisap miktarı veya daha çok zekat vermek mekruh olur.
Borçlu fakire borcunu ödeyip nisabı bulmayacak kadar zekat verilebilir.
Mesela fakirin 80 gr altın borcu var ise, o fakirin 170 gr altını alması
mekruh olmaz. Çünkü borcunu ödedikten sonra elinde nisap kadar parası
kalmıyor.
2 kg ağırlığındaki gümüş tepsinin zekatı nasıl verilir?
CEVAP
2 kg gümüş tepsinin kırkta biri yani 50 gr gümüş, bir fakire
verilir.
Bir fakirde alacağım var. Zekatımı ona saysam caiz olur mu?
CEVAP
Caiz olmaz.
Uşrunu verdiğimiz buğdayı satıp para haline getirsek, birkaç
gün sonra zekat verme günümüz gelse, bu paranın da zekatı verilir mi?
CEVAP
Uşru verilen buğdayın bir daha uşru verilmez, zekatı da verilmez.
Fakat satılıp para haline getirilince, elde kalırsa, nisaba dahil edilerek
zekatını vermek gerekir.
Sene sonunda zekat vermek farz olunca, hemen vermeyip geciktirmekte
mahzur var mıdır?
CEVAP
Zekatı acele etmeden bir yıl içinde vermek gerekir diyen âlimler
var ise de, acele edip, hemen vermek vaciptir. Özürsüz geciktirmek mekruh
olur. Şafii ve Maliki’de, zekat farz olunca, hemen vermek farzdır. Hadis-i
şerifte buyuruldu ki:
(Zekat vermekte acele ediniz!)
[İbni Mace]
Verilen zekatın, fakirin veya vekilinin eline geçmesi gerekir
mi?
CEVAP
Evet, gerekir. Zekat altın olarak verilir.
Ortağın biri zekat vermezse, diğerlerine de günah olur mu?
CEVAP
Günah olmaz. Herkes kendi hissesinden mesuldür.
Balık, ipekböceği ve tavuk yetiştiren, zekatını nasıl verir?
CEVAP
Kıymeti verilir.
Gölde yetiştirilen balıkların zekatı olur mu?
CEVAP
Satınca, bu para diğer zekata tâbi mallarla beraber nisaba
ulaşırsa zekatı verilir.
Zekat için umumi vekil olan, kendi anasına zekat verebilir
mi?
CEVAP
Vekil olduğu için verebilir.
Zekat verirken hediyem denilse olur mu?
CEVAP
Evet caizdir
Eti ve yumurtası için tavuk ticareti yapan zekatı nasıl verir?
CEVAP
Sene sonundaki malı, nisabı bulursa zekatı verilir.
Altını bebeğe hediye etmek caiz mi?
CEVAP
Evet. Ama bir daha geri alınmaz. Çünkü çocuğun hediye etme
yetkisi yoktur. Verilen onun olur.
Birkaç ineğim var. Çok süt satıyorum. Zekatı nasıl verilir?
CEVAP
Sene sonunda parası nisaba dahil edilir.
Cıvata gibi binlerce malı, zekatta tek tek
mi saymak lazımdır?
CEVAP
Satın alınırken nasıl hesap edilmişse, öyle yapılır.
Zekat ve fıtrayı fazla vermek iyi
olur mu?
CEVAP
Elbette.
Altın kaplanmış, kolye ve kordonun zekatı nasıl hesaplanır?
CEVAP
Altın miktarı yarıdan az olan karışımın zekat hesabı, ağırlığı
ile değil, kıymeti ile yapılır.
Zekat altını hediye içine koyup fakire vermek sahih mi?
CEVAP
Sahih olmaz. Ancak fakir, içinden altın çıktı ne diye sorarsa,
siz de hediye derseniz mekruh olarak sahih olur.
Fakir, zekat isteyebilir mi?
CEVAP
Hayır. Fakat fakir olduğunu bildirmesi caizdir.
Ev yaptırmak için kooperatife verilen para zekata tâbi mi?
CEVAP
Para mülkünden çıktığı için zekatı verilmez.
Halı ticareti yapan zekat olarak başka mal verebilir mi?
CEVAP
Veremez.
Halı imal eden, mayi sabunun, ipliğin de zekatını verir mi?
CEVAP
Tüccar, sanatkâr, mevcut malın fiyatını, mal oluş fiyatından
hesaplar. Sabun, iplik dahildir.
Gömlek diken terzi, zekatı gömlek olarak verebilir mi?
CEVAP
Evet.
Zekatta, altını düşük ayardan vermek mekruh mu?
CEVAP
Evet.
Babasından umumi vekalet alan, zekatı kardeşine veremez mi?
CEVAP
Veremez.
Zekatı verince fakir olan, yıl dolmadan zekat alabilir mi?
CEVAP
Kurban nisabına malik olmadığı gün, zekat alabilir.
Bana zekat olarak verilen kağıt para ile altın alsam zekat
sahih olur mu?
CEVAP
Evet.
Fitreyi yıllarca kağıt para ile veren, altınla devir yapması
lazım mı?
CEVAP
Evet.
Zekatta, basmaların birkaçını ölçüp top halinde tayin caiz
mi?
CEVAP
Zannı galip ile caiz.
Altın diş nisaba katılır mı?
CEVAP
Nisaba katılır.
Zekat verme tarihini, ayını, gününü bilmiyorum. Bundan sonra
rastgele bir gün tespit edip, hep o tarihte versem caiz mi?
CEVAP
Evet.
Pahalı dergilerim hurda oldu. Zekatta da hurda mı sayılır?
CEVAP
Evet.
Zenginmişim bilmiyordum. Bana zekat verdiler. Ne yapayım?
CEVAP
Bir fakire vermek lazımdır.
3 altın zekat vermem lazım, 5 tane verip ikisini de gelecek
yıla mahsup etmek sahih midir?
CEVAP
Evet.
Alacak senetlerini zekat olarak vermek caiz mi?
CEVAP
Alacak deyndir. Nisaba katılırsa
da, ayn zekatı deynden verilmez.
Fakir, verdiğim zekatı bana hediye etti. O miktar kağıt parayı
fakirlere vermezsem günah mıdır?
CEVAP
Tenzihen mekruh olur.
Fakire zekat olarak verdiğim altını, ucuz satın almam caiz
mi?
CEVAP
Mekruhtur.
Para değer kaybetmesin diye birkaç daire aldım. İhtiyaç olunca
satarım. Bunlar nisaba katılır mı?
CEVAP
Hayır. Ticaret malı değildir.
200 gram altını, 150 gr mehr borcu olan, zekat verir mi?
CEVAP
Hayır vermez. Çünkü müeccel mehr zekat nisabına katılmaz.
Zekat borcunu ödemek için ödünç almak gerekir mi?
CEVAP
Hayır.
Eldeki para, nisaptan aşağı düşünce, zekat almak caiz olur
mu?
CEVAP
Kurban nisabına malik ise zekat alamaz.
Arsa karşılığı inşaatım yarım halde. Zekatı nasıl verilir?
CEVAP
Mevcudun zekatı verilir. Satılacak olan yarım inşaat ticaret
malıdır. Arsa karşılığı verilecek daireler borç olarak kabul edilir.
Zekatı verilmez. Satılık dairelerin zekatı verilir.
Hanımın zekatını ondan habersiz bir fakire verdim. Duyunca
razı oldu. Zekat sahih oldu mu?
CEVAP
Evet.
Miktarı ve ödeme tarihleri belli olan vergi borçları da, zekat
bakımından diğer borçlar gibi mi?
CEVAP
Evet.
Maaş elime geçmediği müddetçe zekat nisabına katılmaz mı?
CEVAP
Evet zekat nisabına katılmaz.
Fakir vekili babasından zekat alabilir mi?
CEVAP
Evet.
İnşaat halindeki satılık binaların zekatı nasıl verilir?
CEVAP
Satın alınan bütün malzemenin parası, ticaret malı gibi nisaba
katılır. (Binanın yapılan kısmının tahmini fiyatı değil) Veya binaların
satıldıktan sonra geçmiş senelerinkini de beraber verir. (Yani inşaata
başladığı ve devam ettiği senelerin.)
Elden ele dolaşan hisse senedi, nisaba dahil edilir mi?
CEVAP
Evet.
On yıl sonra alınacak para, zekat nisabına dahil edilir mi?
CEVAP
Evet.
On yıl sonra ödenecek borç zekattan düşülür mü?
CEVAP
Evet.
Ev yapamazsam satarım diye alınan arsa, zekata tâbi olur mu?
CEVAP
Hayır.
Bugünkü üniversite talebesine zengin olsa da zekat verilir
mi?
CEVAP
Hayır.
Zekatı fakire verirken ödünç demek de caiz mi?
CEVAP
Evet.
Ödünç altın isteyen fakire, zekata niyet edip verilse, zekat
verilmiş olur mu?
CEVAP
Evet.
Dükkanları, daireleri olan, zekat nisaba malik değilse, zekat
alır mı?
CEVAP
Alamaz.
Fakire zekat olarak bir altın verip (Bunun beş gramını al,
kalanı benimdir) demek caiz mi?
CEVAP
Evet.
672 gramdan ağır olan gümüş tepsinin zekatı verilir mi?
CEVAP
Evet.
Nisabı bulacak kadar taksitli borçları olanın, maaşı alınca,
eline nisabı bulacak kadar maaş geçse, zengin sayılır mı?
CEVAP
Hayır.
Nisaba malik olunca yarısını harcadım. O gün zengin miyim?
CEVAP
Hayır.
Zengin çocuk, büluğdan önceki yılların
zekatını verir mi?
CEVAP
Hayır.
Bugün zekat günümdür. On gün sonra, hac için yatıracağım para,
zekat nisabından düşülür mü?
CEVAP
Hayır.
Geçen yıl, 1 altın zekatımı ve gelecek 2 yıla mahsuben de,
2 altın verdim. Bu yılki zekatım 2 altın tuttu. İkinci yıl için verilen
altını bu yıla saysam caiz olur mu?
CEVAP
Evet.
Satıp ev almak için, alınan arsa zekata tâbi mi?
CEVAP
Hayır.
Kamyon çekmek için önceden yatırılan paramın zekatı var mı?
CEVAP
Yatırılan, alıcının mülkünden çıkar. Artık satıcınındır.
1 kg altın borcu olan fakire,1 kg altın zekat vermek caiz mi?
CEVAP
Evet.
Müteahhidim. Yapacağım evi, peşin üç yüz milyona sattım. O
evi, iki yüze yapabilirim. Üç yüzden, iki yüzü çıkarınca, kalan 100
milyonun mu zekatı verilir?
CEVAP
Evet.
Temele harcanan zekat hesabına katılır mı?
CEVAP
Evet.
Taksim edilmemiş malın zekatı nasıl verilir?
CEVAP
Hemen veya ileride verilir.
Ticaret için inşaatım var. Sermayeyi inşaata yatırsam, yıl
sonunda elde para kalmazsa, inşaatın zekatı verilir mi?
CEVAP
İnşaata yatırılan paranın zekatı hemen verilmez. Bir yıl sonra
mevcut malın piyasaya göre değerinin zekatı hesap edilir. Malı satınca
eline geçen paradan zekat verilir.
Nisaptan fazla, geçmez para ve pul zekata tâbi mi?
CEVAP
Evet.
Hayvan zekatı verilirken, borçlar düşülür mü?
CEVAP
Evet.
Altınlar tartılmadan tahmin edilerek zekatı verilebilir mi?
CEVAP
Zekat sayılmadan tartılmadan verilmez.
Ancak yaklaşık olarak bilinebilir. Mesela 3 bileziği vardır, alırken
gramı belli idi, diyelim ki on gram civarında idi. Küpesi şu kadar kolyesi
şu kadar diye hesap edilir. Birazcık da fazla hesap edilmesi iyi olur.
Diyelim hepsi 97 gram tuttu siz 100 gram üzerinden zekat verebilirsiniz.
12 ayardan üstünü altındır aşağısı altın değildir. Zekat için altınların
gramı önemlidir ayarı önemli olmaz.
Malını israf eden ve salih olmayan müslümana zekat verilir
mi?
CEVAP
Salih olmayan müslümana da, zekat vermek sahihtir. Malını israf
edene zekat vermek layık değildir.
Salihleri tercih etmek çok sevaptır. Fasığa zekat vermek, kıraç
yere ekin ekmeye benzer, bire 3-5 alınabilir. Salihlere vermek ise,
mümbit toprağa ekin ekmeye benzer. Sulak, verimli toprağa tohum atılırsa
daha çok mahsul alınır.
Zengin biri, fakir olan bir yakınından vekalet alsa, zekat
alabilir mi?
CEVAP
Vekil, asıl gibidir. Vekalet aldığı kimse adına hareket ettiği
için zekat alabilir. Ancak zengin olduğunu bilenlerin suizannına sebep
olmamak için, vekil olduğunu bildirmelidir.
Altının zekatı, ayarı dikkate almadan, hepsi birden tartılıp
kırkta birinin zekatı verilir dediniz. Halbuki 10 kilo 14 ayar altın,
6 kilo 24 ayar altın bile etmez. Bu nasıl oluyor?
CEVAP
Dinimiz, % 50 nin üstünde altın karışımı
olan madeni, altın olarak bildirmiştir. Ayar farkı gözetmeden hepsi
toplanır. Kırkta biri zekat olarak verilir. En yüksek ayardan vermek
daha sevaptır. Fakat her ayar altını, ayrı ayrı
toplayıp her ayarın kırkta birini vermek de caizdir.
Yeni evlendim. Hanımım Şafii mezhebinde. Zekatını Hanefi’yi
taklit ederek verebilir mi?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri
buyuruyor ki:
(Müslümanları sıkıştırmak, incitmek haramdır. Şafii âlimleri,
kendi mezheplerinde yapılması güç şeylerin Hanefi mezhebine göre yapılmasına
fetva vermişlerdir. Mesela Şafii mezhebinde sekiz sınıfın her birine
zekat verilmesi gerekir. Bugün bu sınıfların hepsi olmadığı için zekat
vermek imkansızdır. Bunun için Şafii âlimleri, Hanefi mezhebi taklit
edilerek zekat verilmesine fetva vermiştir. Çünkü Hanefi mezhebinde
bu sınıflardan birine vermek kâfidir.) [c.3,m.22]
[Zekat verirken, Hanefi
mezhebini taklit eden Şafii’nin,
namazda, oruçta ve diğer ibadetlerde de Hanefi’yi taklit etmesi gerekmez.]
Nisap miktarını hesaplamak için elimizdeki döviz cinsinden
paraları TL ye çevirirken alış ve satış fiyatlarından hangisini esas
alacağız. Aynı şe
| · AÇIKLAMA - KAYNAKBuradaki Sorular ve cevaplar
http://dinibilgiler.org sitesinden alınmış olup, Dinibilgiler.org sitesi Türkiye Gazetesi ve Hakikat Kitabevi bir yan kuruluşudur.
|
|
|
|