Günlük hayatın hay-huyu içinde, gündelik telâşe ve sıkıntılarla doluyken, zamanın nasıl geçip gittiğini çoğu kere fark etmeyiz.
Çok şâhit olmuşuzdur ki, anne ve babalar, kendi öz çocuğu için bile:
“–Aaa, sen ne zaman büyüdün?!.. Doğduğun günleri daha dün gibi hatırlarım!.. Boyun da ne kadar büyümüş, elbiselerin ne kadar kısalmış!..” demektedirler. Bu bazen, sürekli yanında olan bir kişinin değişimini fark edememekten kaynaklansa da, çoğunlukla zamanın su gibi akıp gitmesindendir.
Devamı...